AB'den Türkiye karşı yaptırım paketi! Yardımları kesiyor
AB'nin sondaj faaliyetleri nedeniyle Türkiye'ye karşı alabileceği önlemlerle ilgili öneri paketi ortaya çıktı. Henüz onaylanmayan önlemler arasında ödeneklerin ve üst düzey görüşmelerin dondurulması, Türkiye-AB katılım konseyi toplantısının ertelenmesi gibi maddeler yer alıyor Avrupa Dış İlişkiler Servisi ve Komisyon'un, Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri nedeniyle AB'nin Türkiye'ye karşı alabileceği önlemlerle ilgili öneri paketi, Rum Haber Ajansı aracılığıyla basınına sızdırıldı.
AB’nin sondaj faaliyetleri nedeniyle Türkiye’ye karşı alabileceği önlemlerle ilgili öneri paketi ortaya çıktı. Henüz onaylanmayan önlemler arasında ödeneklerin ve üst düzey görüşmelerin dondurulması, Türkiye-AB katılım konseyi toplantısının ertelenmesi gibi maddeler yer alıyor Avrupa Dış İlişkiler Servisi ve Komisyon’un, Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri nedeniyle AB’nin Türkiye’ye karşı alabileceği önlemlerle ilgili öneri paketi, Rum Haber Ajansı aracılığıyla basınına sızdırıldı. İlk yıl için siyasi ve diplomatik önlemlerin yer aldığı pakette daha ileri aşamada ve gerekmesi halinde yaptırımlar da öneriliyor. Önlemlerin uygulanabilmesi için AB üyesi 28 ülkenin oybirliği gerektiğine işaret edilirken, İngiltere’nin argümanından etkilenen bazı üye ülkelerin Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanmasını istemediğine dikkat çekildi. Güney’de yayımlanan Fileleftheros Gazetesi, haberi “İşte AB’nin İlk Önlemleri… Avrupa Servisi ve Komisyon Türkiye’ye Karşı İlk Aşama Listesini Hazırlıyor… Ödeneklerin Dondurulması Gibi Siyasi ve Diplomatik Önlemler… Yaptırımlar Sonraki Aşamada” başlık ve spotlarıyla manşete çekti. Haberde Rum Yönetiminin, önümüzdeki on gün içerisinde onaylanmasını beklediği öneriler de yer aldı. Buna göre: “1-siyasi, ekonomik, enerji, taşımacılık, tarım alanlarındaki üst düzey diyalog ve görüşmelerin dondurulması, önümüzdeki Kasım ayında yapılması planlanan Türkiye-AB katılım konseyi toplantısının ertelenmesi. 28 üyenin, Türkiye-AB üst düzey temaslarında hangi alanların buzdolabına kaldırılacağını hangilerinin kaldırılmayacağını seçme olanağı bulunduğuna işaret ediliyor. 2-Ödeneklerin dondurulması. Halen Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu önünde bulunan Türkiye’ye 2020 yılı için verilecek ödeneğin 145 milyon 800 bin Euro azaltılması önerisine atıf yapılıyor ve bu meblağın dondurulması öneriliyor. 3-Avrupa Yatırım Bankası’na, Türkiye’ye mevcut kredi verme eylemlerini incelemesi öneriliyor 4- AB-Türkiye Havacılık Anlaşması’nın ertelenmesi öneriliyor. Bunun da Türkiye’ye önemli ekonomik bedel yaratacağına işaret ediliyor.” TÜRKİYE KIBRIS MEB’İNDE DEĞİL DOĞU AKDENİZ’DE FAALİYET GÖSTERİYOR Bazı ülkelerin, İngiltere’nin “Türkiye Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde değil Doğu Akdeniz’de faaliyet gösteriyor. Bu AB’yi önlem almaya itmemeli, gerilimin azaltılması ve talihsiz ihtilafa son verilmesi için diplomatik çaba harcanmalı” argümanından etkilendiğine dikkat çekildi. Bu aşamada bu ülkelerin önlerine, Türkiye’ye uygulanacak yaptırım listesinin konulmasına hazır olmadığı için yaptırım önerilerinin sonraki aşamaya bırakıldığı belirtildi. Gazete buna karşın Federica Mogherini ve Hristos Stilianidis’in müdahalesinin Rum Yönetiminin yaptırım beklentilerini canlı tutuğuna işaret etti, Mogherini ve Stilianidis’in, Konsey’in uygun bulması halinde ve uygun gördüğü zamanda şerhi taşıyan yaptırımlar listesine son dakika eklemesi yaptığını belirtti, yaptırımların şunları da içerebileceğine işaret etti: “a-Kişilere karşı yaptırım, b-Varlıklara karşı yaptırım, c-deniz dibinde hidrokarbon bulunması ve üretimini hedeflemesi muhtemel sektörel yaptırım.” Bu eklemenin, Rum Yönetimi açısından oyunun bu elini kurtardığını ancak kazanması için 28’lerin oybirliğini elde etmesi gerekeceğini kaydeden gazete, İngiltere’nin ve aralarında Almanya’nın da bulunduğu diğer ülkelerin tavrı dikkate alındığında, bunun çok da kolay olmayacağını belirtti. Haravgi “Türkiye Durgunluğu İstismar Ediyor” başlıklı haberinde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinin uluslararası alanda ve Rum tarafında eleştirilmeye devam ettiğini, AB ve Rusya’nın ardından Birleşik Krallık, Mısır ve Fransa’nın, AKEL ve DİSİ’nin eleştiri açıklaması yaptığını yazdı. İNGİLTERE TÜRKİYE’NİN FAALİYET ALANI İÇİN “KIBRIS MEB”İ DEMİYOR Gazeteye göre İngiltere, “Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi” ifadesini kullanmaktan kaçındı. İngiliz Yüksek Komiserliği Sözcüsü, İngiltere’nin Türkiye’nin Kıbrıs etrafındaki sulardaki sondaj planlarına karşı olduğunu söyleyerek, “önceliğimiz, durumun sakinleştiğini görmek. Bunun gibi ihtilaflar güçle, militarizasyonla veya zorlamayla değil uluslararası hukuka uygun diyalogla çözülmeli. Kıbrıs’ın ‘uluslararasında uzlaşılmış’ MEB’indeki egemenlik hakkını tanıyoruz” ifadesini kullandı. Mısır ve Fransa’nın Rum tarafını daha destekler açıklamalar yaptığına dikkat çekilen haberde, Rum siyasi partilerinin Türkiye’yi kınama açıklamaları yaptıkları belirtildi, AKEL ve DİSİ’nin açıklamalarına yer verildi. Habere göre Rum Yönetimine, uluslararası topluma etkin destek çağrılarına devam etme çağrısı yapan AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu, “Türkiye’nin Kıbrıs sorununda uzayıp giden çıkmazı hem karada hem denizde yeni ve ciddi emrivakiler yaratmak için kullanmaya devam edeceği açıktır” ifadesini kullandı. Stefanu Rum Yönetimini de “somut ve her şeyden önce uluslararası unsurun çıkış yolu olarak gösterdiği; 2008’de başlayan kapsamlı çözüm çabasının tamamlanması için müzakerelerin yeniden başlaması hedefini ileri götürmeye dönük ikna edici inisiyatifler almaya” çağırdı. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e de “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini sonlandırması şartı ile müzakerelerin Guterres Çerçevesi temelinde ve yakınlaşmaları koruyarak kaldığı yerden yeniden başlaması için BM Genel Sekreteri’ne başvurması” çağrısı yaptı. Alithia manşet haberine “Avrupa Türkiye’ye Karşı Kırbacı Alıyor… Komisyon Türkiye’ye Karşı Hangi Önlemleri İnceliyor… Genişleme Ödeneğinde 145,8 Milyon Kesinti… Avrupa Yatırım Bankası’ndan Yatırım-Finansal Faaliyetlere Son….Ekonomi, Tarım, Enerji ve Taşımacılık Alanlarında Bakanlar Düzeyindeki Bir Dizi Diyaloğun Kesilmesi” başlığını attı.