Acı üstüne acı
Aslen Taşkentli olup uzun yıllar Taşkent’te ikamet eden Yılmaz Şoförel hayatını kaybetti.

Aslen Taşkentli olup uzun yıllar Taşkent’te ikamet eden Yılmaz Şoförel hayatını kaybetti.
Şoförel, dün Taşkent Camii’nde kılınan cenaze namazına müteakiben Taşkent mezarlığına defnedildi.
Öte yandan Yılmaz Şoförel, gazetemizin köşe yazarlarından Hasan Kahvecioğlu’nun da yeğeniydi.
Hasan Kahvecioğlu, Şoförel’in ölümünün ardından sosyal medya hesabından duygulandıran bir paylaşım yaptı.
Hasan Kahvecioğlu’nun paylaşımı şöyle:
“Yaşamın elbette “güzellikleri” var… Elbette “tat”ları var… Ama bazıları için “yaşam” adeta bir kocaman “yük” gibidir…
Sırtından inmeyen, ağırlığını hep duyumsatan kocaman bir “yük”…
Cemaliye Deyzem; 1974’ten beridir, bu kocaman “yük”ü hep omuzlarında, kalbinde taşıdı...
Yaşamın hiçbir “güzelliği” rüyalarına bile konuk olamadı…
Hep ağladı… Hep çığlık attı… Hep bekledi…
Dohni’de hem kocasını, hem 19 yaşındaki oğlunu “katliam” çukuruna attıklarından beri; yüzünde bir tek “gülücük” bile göremedim…
Onların bir gün çıkıp gelecekleri hayaliyle yıllarca kapıya baktı…
Sonra çıkıp geldiler…
Oğlunun ve kocasının “arta kalan”larıyla adeta bütünleşti…
“Acı”ları renk değiştirmeye başlamıştı ki…
Hayatta kalan bir oğlunun gencecik eşi birkaç ay önce aniden öldü…
Çok özel bir “insan sevgisi” vardı teyzemin…
Bu yeni “acı” onu sarstı, hep “ölmek” için dualar etti…
Artık daha fazlasına dayanamayacağını anladığı anda; geçtiğimiz sabah kapısını bir “acı” daha çaldı…
Gencecik oğlu, aylardan beri yattığı hastanede yaşamını yitirdi…
Anlatamadığım, yazamadığım başka “acı”lar da yaşadı teyzem…
Ama şimdi; pilli kalbine yüklenen bu yeni “yük”ü ne kadar taşıyabilecek bilemiyorum…
Yılmaz, gerçek bir emekçiydi…
Ekmeğini “taş”tan çıkarırdı…
Diğer iki erkek kardeşi gibi…
Teyzem; çok küçücük oldukları için 1974’te katliamdan kurtulan çocuklarına tek başına sahip çıktı. “Devlet” onlardan hep uzaktaydı…
Ama “acı”lar hep yaklaştı, hep daha yakınına geldi…
Yaşamı boyunca hep “acılara acılar ekleyerek” ayakta durmaya çalışan teyzem, benim için hep “acıların abidesi” oldu...
Vakitsiz oldu Yılmaz yeğenim… Hepimizin başı sağolsun.”