'Çocuklarımızın beyinleri yıkanıyor, dindar nesil hedefleniyor'
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, dayatmalarla insan hakları, demokratik, laik, çağdaş toplum yapısının ortadan kaldırılarak, muhafazakâr, dindar, kindar nesillerin devlet eliyle yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Selma Eylem, 24 Kasım Öğretmenler Günü Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende konuşma yaptı. Eylem, "Gelecek Öğretmenlerin Eseri Olacaktır" diyen Atatürk'ün eğitimin ve bunun temeli, uygulayıcısı olan öğretmenlerin, bir toplumun geleceğini şekillendirmede en önemli unsur olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, dayatmalarla insan hakları, demokratik, laik, çağdaş toplum yapısının ortadan kaldırılarak, muhafazakâr, dindar, kindar nesillerin devlet eliyle yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Selma Eylem, 24 Kasım Öğretmenler Günü Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşma yaptı. Eylem, "Gelecek Öğretmenlerin Eseri Olacaktır" diyen Atatürk’ün eğitimin ve bunun temeli, uygulayıcısı olan öğretmenlerin, bir toplumun geleceğini şekillendirmede en önemli unsur olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye'de 12 Eylül 1980’de darbe gerçekleştiren askeri yönetimin yaptıklarını örtmek amacıyla 24 Kasım'ın öğretmenler günü olarak ilan edildiğini savunan Eylem, Atatürk'ün işaret ettiği kamusal, çağdaş, fırsat eşitliğine dayalı, bilimsel, laik eğitimin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını, hak ve özgürlüklerden, demokrasiden, laik ve bilimsel dünya görüşünden yana olan öğretmenlerin verdiği örgütlü mücadele karşılığında çeşitli şekillerde cezalandırıldıklarını ileri sürdü. Eylem, öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve özlük haklarının gasp edilerek, eğitim sistemindeki tüm aksaklıkların sorumlusu olarak gösterildiğini ve toplum gözünde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunarak, “Türkiye’de 1950'lerde ilerlemeye başlayan muhafazakâr dini ideoloji, 2002'den itibaren hızlanmış, eğitim sisteminin laik temellerden arındırılıp yeni bir ideolojinin yerini alması tasarlanmıştır” dedi. Eylem, bu eğitim sistemiyle, insan hakları, demokratik, laik, çağdaş toplum yapısının ortadan kaldırılarak, “muhafazakâr”, “dindar”, “kindar” nesillerin devlet eliyle yetiştirilmesinin hedeflendiğini ileri sürerek, Türkiye’de yürürlüğe konmuş bu politikaların, Kıbrıs’ın kuzeyinde de “dayatmalarla” sürdürülmeye çalışıldığını savundu. Eylem şu iddialarda bulundu: “Bilimsel, laik eğitimden uzaklaşılarak anayasa ve milli eğitim yasamıza aykırı müfredat içerikleri uygulanmakta, öğretmen ataması yapılmakta, küçük yaştaki çocuklarımızın camilerde, tarikat yurtlarında kuran kursu gerekçesiyle beyinlerinin yıkanmasına göz yumulmakta ve hatta olanak sağlanmaktadır. Kamusal eğitimin ve aydın öğretmenin mücadele gücü olan sendikalarını ortadan kaldırmak için yandaş sendika kurdurulmakta, yasalar çıkarıp öğretmenleri bölerek gücünü zayıflatmak hedeflenmekte, göç yasasıyla geçim derdine düşürerek öğretmeni örgütsüzleştirmek, diz çöktürtmek için her türlü asimilasyoncu baskıcı dayatmalara başvurulmaktadır.” Toplumun tarih boyunca, büyük mücadelelerle toplumsal varlığını sürdürdüğünü, kendi dinini, kültürünü, dilini, benliğini koruyarak değerlerine sahip çıktığını vurgulayan Selma Eylem, “Okul yapılmamakta, kaynaklar, kadrolar kısıtlanmakta, buna karşılık camiler, külliyeler açılmakta, gençlerimiz atanma beklerken görevlendirme öğretmen getirilmektedir” dedi. “ÖĞRETMENLERİN YASAL HAKLARININ TOPLUM ÖNÜNDE SORGULANIR HALE GETİRİLDİ…” Öğretmenlerin, iş yükünün artırıldığını, eksik altyapılar, kitaplar, kalabalık sınıflar, güncellenmeyen tüzük ve yasalar, yapılmayan özel eğitim ve rehber öğretmen yasaları, bu branşlarda yapılmayan atamalar gibi sorunlarla baş başa ve tamamen desteksiz bırakıldığını ifade eden Selma Eylem, öğretmenlerin yasal haklarının toplum önünde sorgulanır hale getirilerek, itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı, sosyal güvensizlik, göç yasası gibi yasalarla yok edilmek istendiğini ileri sürdü Eylem şöyle konuştu: “Aydın Öğretmenler; özgür, aydın, onurlu, laik öğretmen Atatürk'ün, Latin alfabesinin başöğretmenliğini yaptığı gün olan ve öğretmenler günü olarak kutlanan 24 Kasım’da O'nun laik bilimsel eğitim, insan hakları, demokrasi, çağdaş toplum, özgür ve toplumsal statüsü tartışılmayan öğretmen ilkelerinden yana olmaya ve savunmaya devam edecektir. Kıbrıs Türk toplumunun çağdaş, laik toplum yapısını dönüştürmeye çalışan dayatmalara, eğitime, öğretmen haklarına yapılan saldırı ve dayatmalara karşı boyun eğmeyecek, mücadeleyi sürdürecek, bilim yolunda, çağdaş değerler uğrunda gelecek kavgası, varoluş kavgası vermeyi sürdürecektir.”