"CTP’nin olmadığı bir koalisyon kurulacak"
CTP lideri Erhürman, UBP Genel Başkanı Sucuoğlu ile geçen Cuma günü kahve içerek kısa, iyi niyetli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti ve yüksek ihtimalle CTP’nin olmadığı bir koalisyonun kurulacağını söyledi

CTP lideri Erhürman, UBP Genel Başkanı Sucuoğlu ile geçen Cuma günü kahve içerek kısa, iyi niyetli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti ve yüksek ihtimalle CTP’nin olmadığı bir koalisyonun kurulacağını söyledi
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, seçimin ardından Meclis'te CTP’ye ihtiyaç duyulmayan koalisyon olasılıklarının bulunduğunu, dolayısıyla yüksek ihtimalle CTP’nin olmadığı bir koalisyonun kurulacağını, parti yetkili kurullarının bu konuları değerlendireceğini söyledi.
Erhürman, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu ile geçen Cuma günü kahve içerek kısa, iyi niyetli bir görüşme gerçekleştirdiklerini de belirtti.
Erhürman, yeni dönemde Cumhuriyet Meclisi’nde ana muhalefette de olsalar, ekonomik çıkmazdan, uçurumun kenarından halkı döndürmeye yönelik gelecek her türlü yasa tasarısına destek vereceklerini vurguladı.
Erhürman, “Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Ama gelecek olan tasarılar halkı daha da yoksullaştıracak, maliyeci anlayışla, maliyeyi koruma amaçlı, hayat pahalılığını dondurma girişimi, ‘halkın cebine elimizi nasıl uzatırız’, acı reçete şekline olursa biz buna karşı çıkarız, tepkimiz çok sert olur. O yüzden muhalefetimiz sert ve güçlü olacak. Güçlü muhalefet, halkın lehine olan adımlarda hükümeti desteklemek anlamında olacak ama halkın aleyhine olan noktalarda o güç sert olacak.” ifadelerini kullandı.
Erhürman, CTP’nin seçim başarısını genel olarak değerlendirdiklerinde, CTP’nin ortaya koyduğu vizyon ve o vizyonu ortaya koyacak aday kadrosunun ön plana çıktığına işaret etti. Erhürman, CTP’nin milletvekili sayısı ve oy oranını yüzde elli civarında en çok artıran parti olduğunu ifade ederek, parti olarak “neden daha fazla çıkaramadıklarını” konuştuklarını, gerekli değerlendirmeleri yaptıklarını, yapacaklarını anlattı.
Erhürman, ilk etapta özellikle parti olarak örgütsel yapıda daha ciddi bir revizyona gitmeleri gerektiğini ve halkla ilişkiler bacağında da çok yönlü davranmaları gerektiği tespitlerine vardıklarını söyledi.
CTP’nin örgütlü bir parti olduğunu ancak halktan aldığı mesaj doğrultusunda da örgütsel yapısını geliştireceğini ifade eden Erhürman, CTP’nin hızla bir yenilenmeye gideceğini vurguladı, daha da örgütlü hale geleceklerine işaret etti. Erhürman, oy ve milletvekili sayılarını artırmalarındaki en önemli sebebin ortaya koydukları vizyon ve aday kadrolarının zenginliği ve ehliyeti olduğuna dikkat çekti.
Erhürman, maliyenin, sigortaların durumunun ortada olduğunu, asgari ücretin belirlenmesine rağmen yeterli olmadığını, esnafın desteklenmesi gerektiğini, belediyelerin, halkın durumunun belli olduğunu ifade etti. Erhürman, Meclis’ten koalisyon çıkacağının belli olduğunu, bu yüzden hızlı bir şekilde ekonomiye el atılmasının önemine işaret etti.
CTP’ye ihtiyaç duymadan bir koalisyonun kurulabileceğini ifade eden Erhürman, yüksek ihtimal CTP olarak ana muhalefet partisi görevini üstleneceklerini, ancak halkın kendilerine yüklediği sorumluluk bilinci içerisinde olacaklarını söyledi.
Halkın seçimlerde CTP’ye verdiği desteğin “ekonomi üzerindeki tespitleri, vizyonu ve çözüm önerileri” olduğunu ifade eden Erhürman, şöyle devam etti:
“Ana muhalefette de olsak bu ekonomik çıkmazdan, uçurumun kenarından halkı döndürmeye yönelik gelecek her türlü yasa tasarısına destek vereceğiz. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Ama gelecek olan tasarılar halkı daha da yoksullaştıracak, maliyeci anlayışla, maliyeyi koruma amaçlı, ‘halkın cebine elimizi nasıl uzatırız’, acı reçete şekline olursa biz buna karşı çıkarız, tepkimiz çok sert olur.
O yüzden muhalefetimiz sert ve güçlü olacak, bu yönde muhalefet ortaya koyacağız. Güçlü muhalefet, halkın lehine olan adımlarda hükümeti desteklemek anlamında olacak, ama halkın aleyhine olan noktalarda o güç sert olacak.”
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, CTP’nin seçimlerde ehliyetini, dinamizmini katılamış, çözüm odaklı adaylarla yer aldığını, özellikle gençlerin seçimlerde CTP ile birlikte çalıştığını, bundan mutlu olduklarını ifade etti. Erhürman, CTP olarak gençliğe büyük önem verdiklerini, bugünün nesillerinin dünyayla daha çok iç içe olduğunu, Avrupa’da eğitim aldığını, internet çağıyla büyüdüğünü, bu destekten de parti olarak olumlu yönde yararlandıklarını söyledi.
SUCUOĞLU İLE GÖRÜŞME
Erhürman, hükümet görüşmelerinin gayriresmi devam ettiğini, UBP Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu ile de geçen Cuma günü bir kahve içtiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
“Sayın Sucuoğlu resmi olarak hükümeti kurma görevini yemin töreninden sonra alacak. Ama anladığım kadarıyla gayri resmi görüşmeleri sürdürüyor ve benimle de bir kahve içmek istedi, biz de bu tip şeylere açığız, çok kısa bir görüşme oldu, gayet ikimiz de iyi niyetli konuştuk. CTP’ye ihtiyaç duyulmadan bir koalisyon vardır. Nisap sorunu yaşatmayacak bir koalisyon olasılığı da vardır. Dolayısıyla yüksek ihtimalle CTP’nin olmadığı bir koalisyon kurulacak. Tabi sayın Sucuoğlu görevi resmen alınca tüm partilerle resmi olarak da görüşecek. Biz MYK’mızı topladığımızda bu görüşme gerçekleşmemişti. Yetkili organlara bu tip konular aktarılır ve görüşülür, kararlar üretilir.”
Parti Meclisi toplantısını önümüzdeki günlerde yapacaklarını ancak her hangi bir koalisyon için değil seçim sonuçlarını değerlendirmek için bu toplantının yapılacağını anlatan Erhürman, o güne kadar resmi teklif gelmesi durumunda bunun da yetkili organlarda konuşulacağını kararlar alınacağını söyledi.
“ÜÇ TEMEL BACAKTA SORUN VAR”
CTP Genel Başkanı Erhürman, CTP olarak ülkede üç temel bacakta sorun yaşandığına işaret ettiklerine vurgu yaparak, şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türk halkının dünyayla buluşması gerekiyor. Bizim tespitimiz, özellikle son hükümetler döneminde dünyaya sırtını tamamen dönmüş bir duruma geldik. Biz Meclis’teki çalışmalarımızda bunu sürekli gündemde tutacağız. Kıbrıs Türk halkının böyle bir lüksü yok, bu temel bir meseledir.
İkincisi, ekonomik olarak Kıbrıs Türk halkının daha da yoksullaştığı, işletmelerinin bir bir iflas edip ortadan kalktığı, Kıbrıs Türk halkının gençlerinin yüzde 30’unun işsizlikle karşı karşıya olduğu ve bunun daha da artma riskinin bulunduğu bir durumu kabul etmemiz mümkün değil. Dolayısıyla ekonomide istihdamı artıracak, özellikle kendi gençlerimizin istihdamını... Bu istihdamdan kastımız kamuda istihdam değildir, kamuda da özelde de olabilir, girişimcilik şeklinde de olabilir. İstihdamı artıracak, işletmeleri ayakta tutacak, sektörleri tekrardan gözden geçirip, teşvik sistemi, vergi sistemi, her şey gözden geçirilecek, vergilendirilmemiş geliri vergilendirirken, hali hazırda vergilendirilmiş gelirlerde vergiyi düzenleyip rahatlama sağlayacak, vergiyi tabana yayacak politikaları savunacağız. Bu politikalara uygun öneriler tasarılar gelirse bunların güçlü destekçisi olacağız. Bunlara ters yaklaşımlar gelirse, güçlü karşıtı olacağız. Sertten kasıt bu, yani her durumda güçlü bir muhalefet partisinden bahsediyoruz. ‘Sertleşme’ lafı bizim doğru bulmadığımız politikalardadır.
Üçüncüsü de, ülkenin yönetilmesi gerekiyor. Son üç hükümet döneminde ülke yönetilmedi. Ülkeyi yönetme davranışı bekliyoruz, hükümeti kuracak olanlardan, Meclis’te nisap sağlamak da bunun bir parçasıdır. Nisap sağlamak yönetim iradesidir. Bunun dışında da konularla gerçekten ilgilenmek, çözüm çabası içinde olmak gerekiyor. Böyle olduğu takdirde biz bunu destekleyeceğiz.
Yönetmenin en önemli konularından biri planlamadır. Plansızlığın ülkeye çok pahalıya mal olduğunu görüyoruz. Önerimiz, hükümete geldiğimiz takdirde uzun vadeli ekonomik sosyal kültürel kalkınma planının hazırlanmasıydı. Eğer böyle bir çaba içerisine girecekse yeni hükümet, biz bunun ciddi destekçisi olacağız. Planlama yapılırken, içine doğru şeylerin konması için elimizden gelen yardımı yapacağız. Plansızlık kabul edebileceğimiz bir şey değil artık. Tarımda, ulaştırmada, turizmde, eğitimde ciddi planlamaya ihtiyacımız vardır.
“KAMU OKULLARINDA TAM GÜN EĞİTİME GEÇMELİYİZ”
Kamu okullarında artık tam gün eğitime geçmeliyiz. Bunda ısrarlı olmaya devam edeceğiz. Bu sadece seçim için söylediğimiz bir şey değildi. Yaşanılan fırsat eşitsizliği tahammül edilebilecek noktanın çok ötesine geçti. Dolayısıyla o planlamanın içerisinde muhakkak kamu okullarında tam gün eğitimin olması lazım. Bunun bir şekilde hayata geçmesi önemlidir.
Dolayısıyla bu üç başlıkta topluyoruz önerilerimizi... Kıbrıs Türk halkı dünyayla buluşacak, ülke yönetilecek, ülkenin gailesi çekilcek ve Kıbrıs Türk halkı ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duran bir yapıya gitmek için planlaması yapılarak yürümeye başlayacak. Bu üç nokta bizim temel eksenimizdir.”