Esra'nın ardından isyan: 'Yok oluyoruz kimsenin umuru değil'
Vatandaşlar, Turunçlu Kavşağı'nda birçok insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, bu kazanın da önlem alınmaması durumunda son kaza olmayacağını ifade etti İşte bu sabah Esra Korcan'ın ölümünün ardından vatandaşların sosyal medyadaki tepkileri:
Vatandaşlar, Turunçlu Kavşağı’nda birçok insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, bu kazanın da önlem alınmaması durumunda son kaza olmayacağını ifade etti İşte bu sabah Esra Korcan’ın ölümünün ardından vatandaşların sosyal medyadaki tepkileri: Murat Şoföroğlu: Bu düzen değişmediği sürece, daha çok insanımız gidecek bu yollarda. Eğer burada devlet varsa, yolu da yapar, sağlığı da düzenler, eğitimi de iyileştirir. Ama maalesef yok. Yok oluyoruz kimsenin umurunda değil. Ece-Sermen Vudalı: Yıllardır sayısız insan ölüyor, aileler dağılıyor. Maalesef her şey günübirlik düşünülüyor. Aslında birinin diğerinden farkı kalmadı. Popülist davranışlarla geldiğimiz son noktadayız. Hepimiz sınıfta kaldık... Metin Gültekin: Bin kere yazıklar olsun. Bu sorumsuzluk hepimizindir, insan gibi yaşamak için hiçbirimiz sesimizi çıkarmıyoruz. Sivil toplum örgütleri bıraksınlar artık maddiyat üzerinden eylemlerini de bu ülkede insan gibi yaşamayı hak ettiğimiz şekilde önlemler alınabilmesi için eylemler organize etsinler. Bu yolda bu kaçıncı ölümlü kaza hem de hiç suçu olmayan vatandaşlarımız ölüyor; peki bu yolda bu kazalar yaşanır iken ne tür eylem yapıldı. Görünen odur ki gelen giden hükümetler önlem alma niyetinde değiller. Çünkü özellikle ulaştırma vizyonumuz olması gerekir iken oralarda yetkili olan kişiler bunu hiç önemsemiyor. Evet bu yolda ve buna benzer yollarda kaybettiğimiz canların günahları hem önlem almayan hükümetlerin hem de ses çıkartmayan sivil toplum örgütleri ile bizlerin boynunda asılı kalacak. Fırat Özakıncı: Uyur gezer bir toplumun müstahakkı budur. Hafta başından başlayarak hafta sonuna kadar meyhaneler, publar, eğlence yerleri dringa dolu. Alkol ve benzeri bağımlılık yapan uyuşturucular hat safhadaysa ve tüketenlerin yaşları 15’li yaşlara düştüyse, anneler ve babalar birbirlerine sabır ve anlayış göstermeden ayrılıyorsa çocuklar ortada kalıyorsa buna bağlı olarak devlet yöneticilerinin toplum için bir şeyler yapmayıp hep bana diyorsa ,toplumdaki insanlar da menfaatleri uğruna oylarını satıyorsa vs..... Ortaya böyle sakat bir toplum ve düzen çıkar. Daha o kadar yazılacak şey var ki sabahlara kadar bitmez. Neyin kafasını yaşıyoruz. Uyanın, uyanalım artık. Esra Uluçaylı: Bin kere yazdık ve cevap verecek bir muhatap bile bulamadık. Çünkü bizi kaale alıp, sallayan yok. Bir kulağımdan girer bir kulağımdan çıkar modu var ve bu açıkça görülüyor. Ersin Tünay: Zehir çıkarsınlar hepsi de gelen de giden de hepsi aynı. İnsan hayatının değersiz olduğu bu şerefsiz düzen pes ettirdi artık. Özal Zaifoğlu: Devletin elindeki yapılacaklar listesinde, talep edilen işlerin yanında o işten gelecek oy miktarları yazıyor. Öncelik ona göre veriliyor. Alan memnun satan memnun. Bana sorarsan bu halk için fazla bile yapılanlar. BKNZ ilk seçimlerdeki halkın yalakalığına. Barış Tilki: Artık sustum. Neyi tutsak elimizde kalıyor bu yılı arayacağız gibime geliyor çünkü 2020 yılı daha kötü geçeceği aşikardır. Allahım bizleri herkesin evlatlarını ve sevdiklerimizi koru amin. Bertan Görüş: Proje var (ya da istenirse yapılır), Devlette para yok, Ziraat Bankasında blokeli para var, vatandaş geçim derdinde, kesinti imkansız... O zaman Ocak ayına piyango yapın, basın 300000 adet, 50 TL’den satışı yapılsın, büyük ikramiyeyi bölün 2’ye, en az 10milyon kar hedefi ile bu yollar, bariyerler, ışıklar için basın! Kimse elini taşın altına koymazsa, taşı ellerin üstüne koyun.. Sermen Vudalı: Güne aydın başlamıyoruz maalesef. Tedbir alınmadan ayni yerde son bulan hayat mı istersiniz,14 bin TL’lik kanser ilacını alamayan insanlar mı istersin, uyuşturucu haberlerimi istersin ,çevre kirliliğimi istersin, şiddet mi istersin vs...Şimdi soruyorum devlet ne yapar?.. Maalesef hepimiz suçluyuz....Çünkü günü yaşıyor ve balık beyinliyiz herşeyi unutuyoruz. Aytuğ Türkkan: Yine Gazimağusa anayolu, yine karşı şeride geçen bir araç ve yine masum bir insanın hayatını kaybetmesi... Ama mutluyuz (!), 13'üncü maaşları aldık ya (!) yola para kalmamış, bariyer için kaynak yokmuş (!) kimin umurunda! Değil mi ama! Şevket Öznur: Turunçlu kavşağı kesik, arabalar çekiciyle çekiliyor. Yazık çok yazık aynı yerde yine ölümlü kaza. İstifa etmeyi düşünen var mı? Protesto edecek var mı? Yoksa 13. Maaşlar daha mı önemli. Unutmayın hepimizin başına gelebilir! Ne zaman bariyer yapılacak? Alev Şensoy: Ahali non-stop tespit yapar. Refüj yoktu, sürat, telefon, o, bu, şu... Be arkadaş madem sebebini bilin, 1 milyonuncudur aynı tespiti yapan da önlem niçin alman? Her konuda lafazanlıktan başka kimsenin yaptığı bişey yok! Yetin Arslan: Her gün gidip geldiğim yolda yine biri canından oldu. Yine biri karşı şeride geçti ve birinin ölümüne neden oldu. Hiç bizim başımıza gelmeyecekmiş gibi yaşamaya devam ediyoruz. Maalesef! Sadece yollar değil hastaneler de öyle, eğitim de öyle.. öyle de öyle.. biz makyajlara devam.. görünen köy kılavuz istemez ama görene! Bu hepimizin sorumluluğu ve çok açık ki (tabi yine görene) bu sistem devam ettirilebilir bir sistem değil! Yaşasın!!! Göktürk Ötüken: Örtülü ödeneğe bütçe var... İzaz ikrama bütçe var... Partili istihdamına bütçe var... Enişte istihdamına bütçe var... 3 günde bir yurt dışına bütçe var... Bariyere bütçe yok... Metin Kurt: Daha 3 ay geçmedi Amasyalı ailesi ve Haşim Girgin buraya çok yakın bir yerde ayni şekilde şerit ihlali yüzünden öldü. Sıradaki kim? Lefkoşa Mağusa yolunun aralara beton bariyer koyulması için kaç kişi daha ölmesi gerekir? Devletçiler 13. maaşlarınızı alın ve yeni yıl tatillerine gidin! Yazıklar olsun bir adım bile atılmadı. Daha çok çok şey söylenir de dilim varmıyor sayın utanmaz devlet büyükleri!!!