“Falyalı cinayetini bir çift markalı eldiven çözdü”

Gündem ·

Falyalı suikastiyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Kıbrıs ve Türkiye'de cinayete ilişkin gözaltılar yapılırken olay yerinde bulunan lüks markaya ait bir çift eldiven polisin dikkatini çekti. Eldivenin satıldığı mağazaya giden ve görüntüleri izleyen ekipler, suikast timine ilk olarak böyle ulaştı.

“Falyalı cinayetini bir çift markalı eldiven çözdü”

Falyalı suikastiyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Kıbrıs ve Türkiye'de cinayete ilişkin gözaltılar yapılırken olay yerinde bulunan lüks markaya ait bir çift eldiven polisin dikkatini çekti. Eldivenin satıldığı mağazaya giden ve görüntüleri izleyen ekipler, suikast timine ilk olarak böyle ulaştı.

Geçtiğimiz hafta KKTC'de silahlı saldırıya uğrayan kumarhane işletmecisi Halil Falyalı hayatını kaybetmişti. Cinayetle ilgili KKTC'de 4 kişi tutuklanırken, Türkiye'de ise Söylemez Kardeşler Çetesi liderleri Mustafa Söylemez ile Mehmet Faysal Söylemez'in de aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmıştı.

ELDİVENİN MARKASI, SALDIRGANI ELE VERDİ

Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre, suikasti gerçekleştiren katiller cinayetin işlendiği bölgede yere atılan lüks bir markaya ait eldiven sayesinde bulundu. Polis eldivenin satıldığı mağazaya gitti, satıcı eldiveni alan kişiyi hatırladı ve kamera kayıtları izlendi. Bütün düğüm bu eldivenle birlikte çözüldü. Kalaşnikoflarda parmak izi bırakmamak isteyen saldırganlar, eldivenle bu sorunu ortadan kaldırmak isterken yakayı ele verdi.

Öte yandan Saygı Öztürk, bugün Türkiye’de yayınlanan Sözcü'de yayımlanan yazısında Halil Falyalı cinayetinin olay yerinde bırakılan bir çift markalı eldiven sayesinde çözüldüğünü yazdı

Kuzey Kıbrıs'ta kumarhaneler ve oteller sahibi Halil Falyalı’nın öldürülmesi yeraltında büyük bir savaşın olduğunun işaretidir” ifadelerine yer verdi.

Öztürk, daha önce önemli bir güvenlik sorunun dahi yaşanmadığı ülkede cinayetin çözülebilmesi için MOBESE ya da başka kayıtların olmamasının cinayetin çözülemeyeceği izlenimi verdiğini ancak olay bölgesinde bulunan bir çift markalı eldivenin olayın çözülmesi için önemli bir suç kanıtı olduğunu aktardı.

Öztürk, yazısında Falyalı’nın öldürüldüğü olay yeriyle ilgili olarak şunları yazdı:

"KKTC'de olay pek olmadığı için polis de rahattır. Ancak Halil Falyalı'nın uzun namlulu silahlarla ateş edilerek öldürülmesi, olay yerinde silahın bulunmaması, MOBESE ve başka kamera kayıtlarının olmaması, cinayetin kolay kolay çözülemeyeceği izlenimi yarattı. Söylenen hep, 'Çok profesyonelce işlenmiş cinayet' sözleriydi.

“Olay bölgesinde yere atılmış bir çift, markalı eldiven bulundu. Belki ilk anda bir anlam ifade etmeyebilir ama, polis için önemli bir suç kanıtıydı” diyen Öztürk, yazısında şunları aktardı:

'Olay bölgesine atılmış bir çift markalı eldiven...'

Zaten polislik de orada başlıyor. Bu eldivenden yola çıkıp bazı kişilere ulaşmanın mümkün olabileceği düşünüldü. Polis sabahı bile beklemedi. Uluslararası üne sahip marka ve aynı isimle Girne'de bulunan mağaza üzerinden yola çıktı. Belki de ilk kez kullanılan ve sonra atılan bu eldiveni kim almıştı. Mağaza görevlisi alıcıyı hatırladı.

Ayrıca kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu bu kişinin eldiven aldığı da belgelendi.

İşte, düğüm çözülmeye başlanmıştı.

Önce Batmanlı Ö.T. yakalandı. Cinayet akşamı nerede, kiminle olduğu araştırılırken, Mustafa Söylemez adına ulaşıldı. Söylemez, cinayet sabahında uçakla Türkiye'ye dönmüştü. Onun yakalanması ve sorgulanması için KKTC polisi, KKTC'de görevli Türkiye'nin Emniyet Müşaviri ve İrtibat görevlisi aracılığıyla Mustafa Söylemez'in yakalanmasını istedi.

Bu arada cinayette kullanılan Kalaşnikof silahlar ve tabanca aranıyordu. Anlaşılıyor ki silahlarda parmak izi bırakmamak için eldivenler kullanılmıştı. “Söylemez Kardeşler” adı ilk çıktığı günlerde, örgütün başında bir doktor bulunduğunun belirlenmesi şaşkınlık yaratmıştı.

Öztürk, Söylemezler grubunu yargılayan 9. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nihat Varol'un şu ifadelerine yer verdi: Söylemezler grubu 1999 yılında ilk cezayı, başkanı olduğum mahkemeden almıştı. Hatta avukatları askeri okulda aynı dönemde okuduğumuz, sonradan hukuk fakültesini bitirip hakim olan, emekliye ayrıldıktan sonra avukatlık yapmaya başlayan bir dostumdu.

'Devlet bazılarına çakarlı araç tahsis etti...'

Beni, Hakimler Kurulu'na bile şikayet etmişti. Devletin derinliklerine kadar uzanan ilişkileri var. Baş edebilmek galiba mümkün değil. Organize suç örgütlerinin önde gelenlerinin bir çoğu şu anda siyasilerin kankası ve serbest. Bazılarına devlet koruma çakarlı araç ve koruma tahsis etmedi mi?

Sözcü yazarı Öztürk, şöyle devam etti:

Bunları Sedat Peker açıklamasa “Söylentidir” deyip gelip geçecektik. Koruma verilen de, koruma veren de bunu doğrulamalı. Cinayetle bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye ve KKTC'de yakalananlarla ilgili çalışmalarda sona gelindi. Hiçbir cinayetin karanlıkta kalmaması gerekiyor… Çocuklarını ekranda gördüğümde açıkçası içim parçalandı".