'Kıbrıs, maden atıkları çöplüğü olabilir'
Dünya maden atıklarının Kıbrıs'a getirilmesinin, Kıbrıs'ın maden atıkları çöplüğü olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu anlamına geldiğine dikkat çekildi Kıbrıs'ta madenciliğin durdurulması talebiyle, 23 Kasım Cumartesi günü bazı siyasi parti ve sendikalarla, diğer sivil toplum örgütlerinden oluşan toplam 27 kuruluşun katılacağı iki toplumlu protesto eylemi gerçekleştirilecek. Eylem saat 11:00'de Lokmacı Barikatı yanındaki ara bölgede yer alacak.
Dünya maden atıklarının Kıbrıs’a getirilmesinin, Kıbrıs’ın maden atıkları çöplüğü olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu anlamına geldiğine dikkat çekildi Kıbrıs’ta madenciliğin durdurulması talebiyle, 23 Kasım Cumartesi günü bazı siyasi parti ve sendikalarla, diğer sivil toplum örgütlerinden oluşan toplam 27 kuruluşun katılacağı iki toplumlu protesto eylemi gerçekleştirilecek. Eylem saat 11:00’de Lokmacı Barikatı yanındaki ara bölgede yer alacak. Dayanışma Evi’nde, dün saat 10:00’da basın toplantısı düzenlenerek eylemle ilgili bilgi verildi. Basın toplantısında hazırlanan ortak metnin Rumcası katılımcı örgütler adında Athina Kariat, Türkçesi ise Feriha Tel tarafından okundu. Basın toplantısında eylemin; “Madencilik endüstrisinde siyanür kullanımının yasaklanması; düzensizce verilen izinlerin iptal edilmesi, ithal edilen tehlikeli madde ile ilgili faaliyetin sona ermesi; maden atıkları ile kirlenmiş olan alanların (Skouriotissa, Lefke, Gemikonağı, Mitsero vb.) çevre dostu yöntemlerle restore edilmesi; ormanların ve arkeolojik değeri olan bölgelerinin korunması; sürdürülebilir büyümeye uygun yatırımlar ve Kıbrıs'ta insan sağlığını etkileyen her türlü madencilik faaliyetinin durdurulması” talepleriyle gerçekleştirileceği ifade edildi. “İnsanlık endişeyle iklim değişikliğinin sonuçlarını gözlemlerken diğer taraftan Dünya Sağlık Örgütü insanlığın% 90'ının toksik hava soluduğunu açıklıyor. Kısa süre önce yayınlanan bir çalışmaya göre, düşük hava kalitesi 600-800 kişinin erken ölümlerine neden olmuş” denilen ortak açıklamada, karar veren kurumların, büyük paralar uğruna, insan sağlığı ve biyolojik çeşitliliğin paradan çok daha önemli olduğunu göz ardı ettiği vurgulandı. FUGASA’DA SİYANÜR Güney’deki Skouriotissa (Fugasa) madenini işleten firmanın atık madenlerden altın üretmek için siyanür kullandığı kaydedilen açıklamada atıklar içerisindeki altın miktarının sıfır denecek kadar az miktarda olduğuna dikkat çekildi. Avrupa Parlamentosu’nun, 2010 ve 2017'de, Avrupa'da siyanür kullanımının tamamen yasaklanması lehine iki kez oy kullandığı ve bunun suyu ve ekosistemleri korumanın ve zararlı etkilerini durdurmanın tek güvenli yolu olduğunun belirtildiği açıklamada, Kıbrıs'ta siyanürün henüz yasaklanmadığı da ifade edildi. Açıklamada, “Bu da dünya maden atıklarının Kıbrıs’a getirilmesi ve Kıbrıs’ın maden atıkları çöplüğü olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu anlamına geliyor. Lefke ve Gemikonağı bölgesinde, insan sağlığı, flora ve fauna gibi olumsuz etkileri olan 12 milyon ton atık bulunmaktadır. Aynı olumsuz etkiler, Skouriotissa bölgesinde, HCM'nin çiftçilere tazminat ödemeye zorlandığı noktaya kadar gözlemlenebilir” ifadeleri yer aldı. HIZLI: “KIBRIS’TA FAZLASIYLA ATIK MADEN VAR ZATEN” Lefke ve Çevre Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Hızlı da bir konuşma yaparak 71 yıl sonra ilk kez 2 toplumlu maden karşıtı bir eylem yapılacağına dikkat çekti ve Kıbrıs’ta madenciliğin gelir getirici bir sektör olmaması gerektiğini vurguladı. Hızlı Güney Kıbrıs’taki bir firmanın yurt dışından atık madenlere getirerek nikel işletmeciliği yapmaya çalışmasının tüm adaya yönelik olumsuz etkileri olduğundan bahsetti ve “Kıbrıs’ta fazlasıyla atık maden var zaten” dedi.