“Kurda bırakılan kuzular olduk”
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner, Başbakanlık önünde çadır eylemi yapan turizm emekçilerini ziyaret etti.

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner, Başbakanlık önünde çadır eylemi yapan turizm emekçilerini ziyaret etti. İşletmeciler olarak 6 Mart 2020’de karşılaşılan corona ile mücadele konusunda maddi manevi her desteği verdiklerini ifade eden Çağıner, “Ama biz bu sürede anladık ki; biz sürünün sonunda kurda verilecek kuzularmışız. Bu arkadaşlarımız biz de varız, mağduruz diyorlar, haklılar.. Biz de işletmeler olarak onlara desteğiz” dedi. Sorunların ortak olduğuna vurgu yapan Çağıner, sıkıntıları sürekli dile getirmelerine rağmen, hükümetin çözüm noktasında zayıf kaldığını ifade etti ve ülkede yaşanan ekonomik sıkıntıya trafik kazası benzetmesi yaptı. ‘Şu anda duvara tosladık, hepimiz kazanın şokundayız ama şoku ilk atlatan ve uyanan turizmciler oldu, çünkü pandemi ilk olarak turizmi vurdu. Bu sıkıntılar yayılarak tüm ülkeyi etkileyecek” dedi. Turizm ve turizm emekçisinin birbirinden ayrılamayacağına vurgu yapan Çağıner, emekçiler olmasa tesislerin boş beton yığınından başka bir şey olamayacağını, yaşanan sıkıntıların bedelini hep birlikte ödediklerini belirterek, ”Artık dayanacak gücümüz kalmadı, bu yalnızca turizm emekçisinin sıkıntısı değil tüm ülkenin sıkıntısı” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu bir gerçek ki bu devlet turizm emekçisine bakamıyor. Bakamadığı için açılmadan bahsediyoruz. Önerilerimizin en başında bu ülkeye aşı gelmesi ve belli bir nüfusun aşılanması. Dünyada açılım yapan ülkeler neye dikkat ediyor da açılıyor, neden açılmak zorunda kalıyorlar bunları iyi incelemek lazım. Ne yazık ki sistem öncelikleri içeresinde özel sektör yok hele hele turizm emekçisi hiç yok. Çünkü ne yazık ki bu ülke içerisinde turizm bir şekilde benimsenmedi, insan olgusu hep dışlandı. Şu anda turizmden ekmek yiyen insanlar açlar, mağdurlar, işletmelerimiz de mağdur.” Aylardır para kazanamayan acente ve oteller olduğunu, turizme bağlı çalışan diğer sektörlerinde zor durumda kaldığını söyleyen Çağıner, “Devlete tam da bu noktada ihtiyacımız var. Birileri normal hayatına devam edebiliyorsa diğerleri de aç ise gerçekten bu devletin kimin devleti olduğunu, kime hizmet ettiğini sorgulamak gerekiyor. 6 Mart’tan beri devletin yanında maddi manevi desteği verdik. Kriz uzadıktan sonra anladık ki biz sürünün en arkasında kurda yem edilecek kısımmışız” dedi. Çağıner, turizmin açılmasıyla ilgili kapsamlı kararlar üretilmedikçe, turizm paydaşlarına can suyu verilemeyeceğini söyledi. Çağıner, “12 Nisan’da küçük çaplı bir açılımdan bahsediliyor onunla ilgili kararlar üreteceklerdir, ama bu yeterli değildir. Bir açılım olabilmesi için genel bir açılımdan söz etmeliyiz. Toplum sağlığını minimum riske atabilecek, turizm paydaşlarına da can suyu olabilecek açılımlar olması gerekiyor. Bunun da adımını atmaları gerekiyor” ifadelerini kullanan Çağıner sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu görüyoruz ki korkuyorlar, bu konuda inisiyatif alamıyorlar. Korkunun da ecele faydası yok bunun bir bedeli olacaktır. Bir kısım insan aş götürememekte, borcunu ödeyememekte. Bu şekilde devam ettiğimiz müddetçe bu durumun tüm ülke ekonomisine zarar vererek yansımasını göreceğiz. Devletleri yöneten hükümetlerin görevi nedir? Bu gibi kerizler ülkeyi yönetmek, çare bulmalarıdır” diyen Çağıner, “Yok olmaz sağlığa aykırıdır demekle bu iş yürümez. Bir açılımdan da bahsedecek olarak sağlık sistemine güvenmiyorlarsa açamadıkları sektörlerdeki insanlara da bakmak zorundadırlar” şeklinde konuştu. Sıkıntının büyüklüğünün tam anlaşılmadığını söyleyen Çağıner, “Duvara tosladık, şoktayız ama uyanmamız gerekiyor dedi.