Öğrencilerin yüzde 40’ı vatandaş değil

Gündem ·

KTÖS, okullardaki eğitimi değerlendirdi. Raporda göre öğrencilerin %40’ının KKTC vatandaşı olmadığı, %8’inin ana dilinin Türkçe olmadığı, ilkokullarda en az 41 farklı ülkeden öğrenci olduğu ve okulların %62’sinde Türkçe bilmeyen öğrenciler için destek olmadığı vurgulandı

Öğrencilerin yüzde 40’ı vatandaş değil

KTÖS, okullardaki eğitimi değerlendirdi. Raporda göre öğrencilerin %40’ının KKTC vatandaşı olmadığı, %8’inin ana dilinin Türkçe olmadığı, ilkokullarda en az 41 farklı ülkeden öğrenci olduğu ve okulların %62’sinde Türkçe bilmeyen öğrenciler için destek olmadığı vurgulandı

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), “Eğitim Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” konulu basın toplantısı düzenleyerek, eğitim ile ilgili görüşlerini raporlar eşliğinde toplumla paylaştı.

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Anayasa’ya atıfta bulunarak, Eğitim Bakanlığının izni olmadan herhangi bir eğitim faaliyetinin başlatılamayacağı veya yapılamayacağını belirtti ve “Ancak, sadece izin almakla denetim ve gözetim hakkının yerine getirildiğini kabul etmek mümkün değildir. İzin aldıktan sonra denetim ve gözetim görevinin yapılabilmesi için kursun amacı, plan-programı, eğiticilerin nitelikleri ve alanında uzman denetimi, eğitim yeri ve ortamı da Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetimine tabi olmadığı müddetçe, verilen iznin Anayasa’nın 23. ve 59. maddelerinin kapsamından çıkacağı çok açıktır” dedi.

Devleti, çocukları dini istismardan koruma konusunda duyarlılık göstermemekle suçlayan Maviş, küçük çocukların camilerde, tarikat evlerinde ihmal ve istismara hedef haline getirildiğini ve şeriatın kurumsallaştırılmaya çalışıldığını savunarak, bunun affedilir olmadığını belirtti. Maviş, eğitimin yerinin okul olduğunu da vurguladı.

Siyasileri de eleştiren Maviş, “Nitekim birisi laikliği zulüm görüp, Anayasa’da değiştirilemeyecek yasalardan biri olan laik cumhuriyet ifadesine rağmen şeri hükümler ile toplumun din ve vicdan özgürlüğüne, laik duruşuna laf söyleyebilecek cesareti buluyor. Ama bu şahsiyete söz söyleyecek onurlu UBP’li, DP’li, YDP’li bir bakan bulunmuyor. Sayın bakanlar bu onura haiz değilseniz, indirin odalarınızdaki Atatürk resimlerini” diye konuştu.

Maviş, “Siyasi ideolojik ayrım gözetmeksizin bu toplum modernleşme yolunda çok mücadeleler verdi, öğretimi imamlara devretmeye çalışan Nazım beyi de affetmeyeceğiz” dedi.

Tam gün eğitim konusunda da açıklık getirmek istediğini ifade eden Burak Maviş, bilimsel çalışmalarla donatılmış bir tam gün projesini destekleyeceklerini belirtti. Maviş, bu yöndeki beklentilerinin okullar için fizibilite ve kapasite çalışması, altyapı/kadro ve beslenme için bütçenin sağlanması, beceriye dayalı program geliştirilmesi ve pilot uygulamalarla örnek bir model ve süre geliştirilmesi olduğunu söyledi. Çocuklara, hastane ve hapishanelere sağlanan ücretsiz catering hizmetinin sunulması gerektiğini kaydeden Maviş, İlköğretim Dairesine bağlı tüm okulların günlük toplam yemek maliyetinin 5.8 milyon TL civarında olacağı tahmininde bulundu.

Maviş, öğretmenler ve okul yöneticilerinin “bozuk olan sistemi” ayakta tutmakta zorlandığını da ifade ederek, öğretmenlerin omuzlarına kalabalık sınıflarda öğretim sorumluluklarının yanı sıra öğrencilerinin sosyal, psikolojik ve entegrasyon sorunlarının da yüklendiğini, okul yöneticileri ve okul aile birliklerinin başına ise okul bütçesi, tadilat tamirat gibi sorunların yıkıldığını kaydetti.

Maviş, depreme dayanıklılık raporları sonucunda oluşacak tabloya dikkat çekerek, şu an 5 okulun bazı binalarının boşaltıldığını ve İMO’ya üye 70 mühendisin Eğitim Bakanlığı ile sözleşme imzaladığını ifade ederek, yeni dönemdeki her türlü şantiye alanı, çadır ve konteyner sınıflardan bakanlığın sorumlu olacağını vurguladı.

Maviş, İMO’nun toplam okulların yüzde 90’nının laboratuvar sonuçlarının tamamlandığını, karot testinin yanında, röntgen de yapılarak, hem basınç dayanımını hem de donatı korezyon tespiti yapıldığını, ardından binayı tekrar modelleyip deprem karşısındaki davranışının incelendiği ve vize işlemlerinin, şartnamesi ile birlikte yakın zamanda Eğitim Bakanlığı’na ihaleye çıkmak için teslim edileceği bilgisini gayri resmi olarak paylaştı.

2022-23 EĞİTİM YILI DEĞERLENDİRMESİ VE İHTİYAÇ ANALİZİ

Toplantıda, KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, KTÖS Yönetim Kurulu üyeleri Gözde Atakan ve Sevgi Erhalaç tarafından “Eğitim Değerlendirmesi ve İhtiyaç Analizi” de basın mensuplarıyla paylaşıldı.

Sendikanın İlköğretim Dairesine bağlı 72 okulda yaptığı araştırma neticesinde ortaya çıkan raporda; okulların yeni öğretim yılı öncesi eksiklikleri ile kapasiteleri ortaya kondu, ihtiyaç analizleri yapıldı, çözüm önerileri sıralandı.

Okulların demografik durumuna da yer verilen raporda, öğrencilerin %40’ının KKTC vatandaşı olmadığı, %8’inin ana dilinin Türkçe olmadığı, ilkokullarda en az 41 farklı ülkeden öğrenci olduğu belirtildi.

Raporda, geçen eğitim yılında okullarda karşılaşılan en önemli sorunların başında Türkçe konuşamayan yabancı öğrencilerle ilgili herhangi bir adım atılmaması olduğu kaydedilerek, okulöncesi ve ilkokullar için ivedilikle bu alanda bir eğitim programı geliştirilmesi; yoğunluğa göre belirli okullarda oryantasyon sınıfları açılması gibi önerilerde bulunuldu.

Okulların fiziksel yetersizliği ve bina güvenliği ile ilgili ise raporda, okul bina ve eklentilerinde tehlike arz eden durumların ivedilikle ortadan kaldırılması; ileri tetkiklerin bir an önce tamamlanması ve rapor doğrultusunda doğacak yeni okul ihtiyaç sayısının belirlenmesi; okul bahçelerinde bulunan her türlü oyun parkı ve spor alanının güvenli bir şekilde düzenlenmesi; okullarda temizlik ve hijyen koşullarının en üst düzeyde sağlanması yönünde tedbirlerin alınması istendi.

Raporda, kalabalık ve yetersiz sınıflar sorunu için okul binaları, derslikler ve donanımlar standartları oluşturulması önerildi.

Nitelikli eğitimin sağlanması yönünde okulların karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan birinin maddi kaynak sıkıntısı olduğunun da ortaya konduğu raporda, okullara bütçe ayrılması önerildi.

KTÖS’ün raporunda dikkat çeken veriler

1. Okula yeni kayıt yaptıran öğrencilerin çok azının hazır bulunuşluk düzeyleri yüksektir.

2. Öğrencilerin az bir kısmının ev ortamları, kolayca öğrenmeleri için yeterince avantaj sağlıyor.

3. Öğrencilerimizin çoğunluğu öğrenme için motive değiller.

4. Öğretmenlerimiz, yüksek oranda öğrencilerin disiplin sorunlarıyla başa çıkmakta zorlanmaktadır.

5. Yerel yönetimlerin sağladığı fırsatlar, öğrencilerimizin öğrenme süreçlerine az miktarda yardımcı olur.

6. Okullarımızın %28’inde öğrenmek daha zordur çünkü öğrenciler beslenme, barınma ve benzeri temel ihtiyaçlarına yönelik endişe duyarlar.

7. Okullarımızdaki eğitimcilerin büyük çoğunluğu, tüm öğrencilerin başarılı olmasını sağlamaktan kendilerini sorumlu tutar.

8. Okullarımızın az bir kısmında ebeveynlerin tümü taahhütlerini ve sorumluluklarını yerine getirir.

9. Öğretmenlerimizin çoğunluğu, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak için velilerle yakın işbirliği içinde çalışır.

10. Müfredat, öğretim ve öğretme ve öğrenme programları, okullarımızdaki öğrencilerin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış değildir.

11. Okulların %62’sinde özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için okul içerisinde bir destek sınıfına ve özel eğitim öğretmenine ihtiyaç vardır.

12. Okulların %62’sinde yabancı öğrencilerimizin Türkçe öğrenimi ve toplumsal uyumu için okul içerisinde bir destek sınıfına ve bu alanda uzman bir öğretmene ihtiyaç vardır.

13. Okulların %68’inde farklı ihtiyaçları olan öğrencilerimiz için okul içerisinde bir destek sınıfına ve Psikolojik Danışman ve Rehber uzmanına ihtiyaç vardır.

14. Okulların %70’inde zor öğrencilerle başa çıkma konusunda öğretmenlerimiz zorluk yaşamaktadır.

15. Okullarımızın az bir kısmında öğretmenlerin psikolojik sağlığı ve refahı ciddiye alınmaktadır.

16. Okulların çok azında zor öğrencilerle çalışmak için etkili stratejiler geliştirilmiştir.

17. Eğitim Bakanlığı tarafından ihtiyaçlarına yönelik yeterli maddi destek neredeyse hiçbir okula sağlanmamaktadır.

18. Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenler ve öğrenciler için yeterli akademik destek neredeyse hiçbir okula sağlanmamaktadır.

19. Neredeyse hiçbir okul Eğitim Bakanlığı tarafından kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklere katılım için teşvik edilmemekte ve bu bağlamda maddi-manevi olarak desteklenmemektedir.