Politis'e 'Türk yayın organı' suçlaması
Kapalı bölge Maraş'ın Kıbrıs Rum tarafına iadesine ilişkin çeşitli dönemlerde yapılan önerilere dair iddialara önceki günkü sayısında yer veren 'Politis” gazetesine DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos'tan 'Türk yayın organı” olma suçlaması yapıldı. Politis gazetesi, kapalı bölge Maraş'ın Kıbrıs Rum tarafına iadesinin, çeşitli zamanlarda ve çeşitli karşılıklar alınması kaydıyla önerildiği, bu önerilerden birinin ise Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından 2003 yılında o dönemin Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'a yapıldığı şeklinde pazar günü yayımladığı habere DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos'tan tepki geldiğini yazdı.
Kapalı bölge Maraş’ın Kıbrıs Rum tarafına iadesine ilişkin çeşitli dönemlerde yapılan önerilere dair iddialara önceki günkü sayısında yer veren “Politis” gazetesine DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos’tan “Türk yayın organı” olma suçlaması yapıldı. Politis gazetesi, kapalı bölge Maraş’ın Kıbrıs Rum tarafına iadesinin, çeşitli zamanlarda ve çeşitli karşılıklar alınması kaydıyla önerildiği, bu önerilerden birinin ise Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş tarafından 2003 yılında o dönemin Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’a yapıldığı şeklinde pazar günü yayımladığı habere DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos’tan tepki geldiğini yazdı. Gazete, DİKO’dan önceki gün yapılan açıklamada, “Politis gazetesinin birçok kez, Türk yayın organıymış gibi hareket ettiğinin” iddia edildiğini yazdı. DİKO’nun açıklamasında, Denktaş’ın önerisinin Rum Ulusal Konseyi’nin ortak kararıyla alındığının belirtildiğini yazan gazete, Ulusal Konsey’in bir tavsiye birimi olduğu ve müzakerelerdeki sorumluluğun devlet başkanında olduğunun ise açıklamada göz ardı edildiğini vurguladı. Habere göre, DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos ise sosyal medya hesabından önceki gün yaptığı açıklamayla Politis gazetesinin haberinin gerçek dışı olduğunu öne sürdü. MARKİDİS: “DENKTAŞ’IN ÖNERİSİNİN REDDEDİLMESİ YANLIŞTI” Gazete, eski Rum başsavcısı ve müzakere grubu üyesi Alekos Markidis’in önceki gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise, Denktaş’ın 2003 yılındaki önerisinin müzakere edilmeden reddedilmesinin yanlış olduğu görüşünü dile getirdi. Habere göre Markidis, Denktaş’ın en önemli talebi olan “(o dönemde) Mağusa limanını görüşmekte olduklarını, ayrıca Kıbrıs Türk tarafının, 2003 yılındaki taleplerine Yeşil Hat Tüzüğüyle ulaştığını” ifade etti. Gazete ayrıca, Papadopulos’un 2003 yılında Denktaş’a gönderdiği yanıt mektubunu da yayımladı. Maraş için Spehar ile görüşme talebi Sözde “Maraş Belediyesi”nin, Maraş’taki envanter sayımıyla ilgili BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ve Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ile görüşmek istediği bildirildi. Fileleftheros gazetesinin haberine göre, belediyeden yapılan açıklamada, envanter sayımının “yasa dışı olduğu” iddia edilirken, sayım çalışmasının BM Güvenlik Konseyi’nin 550 ve 789 sayılı kararlarına aykırı olduğu öne sürüldü. Habere göre açıklamada, Maraş’ın “yasal sakinlerine iade edilmesi” gerektiği ve liderler görüşmesi öncesinde envanter sayımı yapılacağıyla ilgili açıklama yapılmasına dair zamanlamanın “talihsiz olduğu” iddia edildi. Gazete “İki Cepheden Vuruyor… Özersay Uluslararası Aktörlerden Rum Tarafına Doğal Gaz Konusunda Baskı Yapmasını İstedi” başlık ve spotuyla aktardığı bir diğer haberinde de, Türk tarafının enerji planlarında rolü ve söz hakkı olmasıyla ilgili temel talebinden ve Maraş konusundaki eylemlerinden “tek bir geri adım bile atmadığını” yazdı. Gazete, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Türk tezlerini ileri götürmeye devam ettiğini ve uluslararası aktörlerden doğalgaz konusunda Rum tarafına baskı yapmasını istediğini kaydetti. Türkiye’den anti Navtex Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği MEB’deki parsellerin bölümlerini Türk yetki alanındaki bölgeler olarak nitelendirdiği ve “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin bunları ihlal ettiğini belirttiği iddia edildi Güney’de yayımlanan Fileleftheros gazetesi, Türkiye’nin, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge içerisindeki 5, 6, 7, 10, 11 ve 12’nci parsellerin bölümlerini Türk yetki alanındaki bölgeler olarak nitelendirdiğini ve “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin bunları ihlal ettiğini savunduğunu yazdı. Gazete, Türkiye’nin bu ifadelerinin, Rum Yönetimi’nin yukarıda söz edilen parsellerden sonraki sondajlara ilişkin denizaltı faaliyetleri için yayımladığı Navtex’e karşı yayımladığı “anti Navtex” içerisinde yer aldığını savundu. Habere göre, Rum Yönetimi, 4-19 Ağustos tarihlerini kapsayan, 5,6, 7, 10, 11 ve 12’nci parsellerin bölümlerini içeren bölgede denizaltı araştırmaları için Navtex yayımladı. Gazete, Rum Yönetimi’nin Navtex’ine yönelik anti Navtex yayımlayan Türkiye’nin ise ilk kez Güney Kıbrıs’ın “MEB” içerisindeki parselleri için “Türk yetki”(alanındaki bölgeler) şeklinde nitelendirmede bulunduğunu belirtti. Gazete, bölgenin toplam 7 bin 500 kilometre kare olduğunu ve 12’inci parsel noktasına kadar dayandığını yazdı.