"Saldırıları azmettiren Türkiye'yi yönetenlerdir"
Bu Memleket Bizim Platformu içindeki sendikalar, TC Büyükelçiliği önünde eyleme gitti, mesaj verdi: “Türkiye’yi yönetenlerin, azmettiricisi olduğu saldırıları protesto eder, faşist baskılara asla boyun eğmeyeceğimizi vurgularız”

Bu Memleket Bizim Platformu içindeki sendikalar, TC Büyükelçiliği önünde eyleme gitti, mesaj verdi: “Türkiye’yi yönetenlerin, azmettiricisi olduğu saldırıları protesto eder, faşist baskılara asla boyun eğmeyeceğimizi vurgularız”
Sol Hareket aktivistlerinin, Mağusa’da Love Erdoğan pankartına zarar vermek iddiasıyla tutuklanması ve ardından dava okunarak serbest bırakılması, eylemle protesto edildi.
Bu Memleket Bizim Platformu içindeki sendikalar, örgütler ve bazı siyasi partiler, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği yanında eylem yaptı.
Protesto eylemi öncesinde polis geniş güvenlik önlemleri aldı.
Polis, TC Lefkoşa Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakılmasını engellemek için Bu Memleket Bizim Platformu‘nun bölgeye girmemesi adına girişe ve çıkışa polis kordonu oluşturdu.
Eylemi, KTÖS, KTOEÖS, Basın-Sen, Güç-Sen, Çağ-Sen, Bağımsızlık Yolu, BKP, TKP, YKP, Barış Derneği ve Girne Düşünce Derneği gerçekleştirdi.
Burada konuşan KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, özellikle elçilik önüne gelmeye çalıştıklarını ancak polis teşkilatının en geniş gücüyle burada önlem aldığını kaydetti.
Gökçebel, Başbakanlık ve Meclis önüne eylem için gidilebildiğini ancak elçilik önüne gidilemediğini ifade ederek, yaratılan rejimin bundan da görülebileceğini söyledi.
Kıbrıs Türk toplumuna karşı organize bir şekilde yapılan çalışmalara tepki koymak amacıyla buraya geldiklerini ifade eden Gökçebel, Kıbrıs Türk toplumunun tarih boyunca varlık ve iradesini ortaya koyduğunu, mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Örgütlerin ortak basın açıklamasını KTÖS Başkanı Emel Tel okudu.
Açıklama şöyle:
“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal nizamını ve toprak bütünlüğünü koruma sorumluluğu verilen garantör ülke Türkiye’yi yöneten Erdoğan – AKP faşizmi, Kıbrıslı Türklerin güvenliğini tehdit eden baskıcı uygulamalarını her geçen gün artırmaktadır.
Türkiye’de yazarları, gazetecileri, siyasetçileri, aydınları kısacası Türkiye’nin aydınlık yüzünü uyduruk gerekçelerle hapislere atan, mahkemelerde süründüren bu zihniyet, şimdi de Kıbrıslı Türkleri hedef seçmiştir. AKP’nin Kıbrıs’ın kuzeyinde kurduğu illegal yapılanmanın organize ettiği provokasyon nedeni ile Sol Hareket üyesi yurtsever arkadaşlarımızın polis tarafından haksız yere göz altına alınması, Türkiye Genel Kurmayı’ına bağlı polisin gerici dikta zihniyetin emrinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
22 Ocak 2018’de Afrika Gazetesi’ne polisin gözetiminde linç girişiminde bulunulması, ardından UBP Milletvekillerinin saldırganlarla fotoğraf çektirmesi, TC Elçiliği’nin saldırganlara kol kanat germesi ve saldırıya katılan dokuz saldırganın isimleri bilinmesine rağmen, hala daha polis tarafından yargı önüne çıkarılmaması nasıl bir antidemokratik yapı ile karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. TC Elçiliği’nin birçok vakıf, dernek, sendika, örgüt, parti kuruluşuna, hükümet oluşumuna destek vermesi; Kıbrıslı Türklerin iradesine sürekli müdahale etmesi, her icraatı ve kendince politika oluşturma çabaları, bu saldırıların gerçek sorumlularını net olarak ortaya koymuştur.
Uluslararası her platformda Kıbrıslı Türklerin haklarını savunduğunu söyleyip, görüşme masasında güvenlik ve garantilerden bahseden Türkiye’deki iktidar, Kıbrıslı Türklerin can, mal güvenlikleri ile başta ifade özgürlüğü olmak üzere en temel insan haklarını tehdit eder noktaya gelmiştir. Bu çerçevede garantör olduğunu söyleyerek Kıbrıs Türk toplumu için en büyük tehdit unsuru olan Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlerin, azmettiricisi olduğu saldırıları protesto eder, faşist baskılara asla boyun eğmeyeceğimizi vurgularız.”