'Şiddet, kadınların en yakınlarından geliyor'
CTP Kadın Örgütü Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, kadınların sırf kadın olmaktan ötürü şiddete ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını ve bu şiddetin kadınların en yakınlarından geldiğini ifade etti CTP Kadın Örgütü 'Güçlü kadın, güçlü demokrasi” sloganıyla 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” konulu panel düzenledi. Kadın Örgütü Genel Başkanı Sıla Usar İncirli'nin moderatörlüğünde Naci Talat Vakfı'nda gerçekleştirilen panelde Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi'nden Fatma Güven Lisaniler, 'Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Şiddet İlişkisi”, Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Hanife Aliefendioğlu, 'Erkek Şiddetinin Medyadaki Temsili Üzerine Notlar” ve Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, 'Erkek Şiddeti ile Mücadelede Hukuk Bir Araç mı Fail mi?” konularında sunum yaptı.
CTP Kadın Örgütü Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, kadınların sırf kadın olmaktan ötürü şiddete ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını ve bu şiddetin kadınların en yakınlarından geldiğini ifade etti CTP Kadın Örgütü “Güçlü kadın, güçlü demokrasi” sloganıyla “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” konulu panel düzenledi. Kadın Örgütü Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin moderatörlüğünde Naci Talat Vakfı’nda gerçekleştirilen panelde Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nden Fatma Güven Lisaniler, “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Şiddet İlişkisi”, Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Hanife Aliefendioğlu, “Erkek Şiddetinin Medyadaki Temsili Üzerine Notlar” ve Barolar Birliği İnsan Hakları Komitesi Başkanı Avukat Aslı Murat, “Erkek Şiddeti ile Mücadelede Hukuk Bir Araç mı Fail mi?” konularında sunum yaptı. 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında gerçekleştirilen panele çok sayıda kadın ve erkek katıldı. Panelde ayrıca CTP milletvekili Doğuş Derya, CTP’li kadın vekillerin çabasıyla geçirilen yasalar hakkında bilgi verdi. Kadın Örgütü Genel Başkanı Sıla Usar İncirli açılış konuşmasında CTP Kadın Örgütünün ilerici ve her türlü ayrımcılığa karşı, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesini benimseyen bir siyaset yürüttüğünü söyledi. Irka, dine, dile, cinsel yönelime, cinsel kimliğe, fiziksel duruma, doğum yerine karşı ayrımcılığın karşısında olduklarını ifade eden İncirli, kadınların sırf kadın olmaktan ötürü şiddete ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını ve bu şiddetin kadınların en yakınlarından geldiğini ifade etti. Kadına şiddetin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olduğunu bu nedenle CTP’nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda Meclis’te de mücadele verdiğini hatırlattı. Kadının cinsel ve doğurganlık haklarının önemine değinen İncirli, son olarak CTP’li üç kadın milletvekili olarak Meclis’e Ceza Yasası değişikliği önerisi verdiklerini ifade etti. Gebeliğin sonlandırılmasının yasal süresinin uzatılmasını da içeren pakette intiharın suç olmaktan çıkarılmasını ve insan ticarete ile ilgili de hususlar yer aldığını aktardı. İncirli, “bunu geçtiğimiz döneme başaramadık ama önümüzdeki dönemde bundan vazgeçecek değiliz, kadının insan haklarına saygılı, eşit bir düzen yaratana kadar çalışmaya devam edeceğiz “dedi. DERYA CTP milletvekili Doğuş Derya ise, CTP’nin kadın mücadelesi hakkında bilgi verdiği konuşmasında geçmişten bugüne kadın-erkek eşitliği konusunda verilen mücadelenin somut adımlarını paylaştı. “Kadınların eşitsiz yaşadığı bir toplumda şiddete karşı çıkacak enstrümanları da az olur” diyen Derya, yasalardaki ayrımcılığı giderecek ilk adımı 2014 yılında Ceza Yasası’nda yapılan 44 maddelik değişiklikle attıklarını kaydetti. İngiliz döneminde kalma bir yasa olan Ceza Yasası’nda, tecavüz, tacizin yanında eşcinselliğin de yasaklandığını aktaran Derya, bunu ortadan kaldırdıklarını belirtti. Bir diğer önemli adımın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yasası’nın geçirilmesi olduğunu ifade eden Derya, kadınların Meclis’te daha fazla temsil edilebilmeleri için seçim yasasına cinsiyet kotasının konulmasını sağladıklarını, yüzde 30 cinsiyet kotasını ile aday listelerine kadınları sokmayı başardıklarını belirtti. Derya ayrıca Aile Yasası’nda yaptıkları 22 maddelik değişikle kadınların kendi soyadlarını çocuklarına verebilmesini, ev içi emeğin mal paylaşımına dahil edilmesini, kadının mağduru olduğu bir borçlanmadan dolayı mal paylaşımına dahil edilmemesini sağlayacak değişikliklerin yanı sıra nafaka ve velayetle ilgili de çok şey yaptıklarını hatırlattı. Derya konuşmasında kadınların yan yana gelerek her şeyi başarabileceğine değinerek kadın dayanışmasının önemine de dikkat çekti. FATMA GÜVEN LİSANİLER: EŞİTLİK MÜCADELESİ DÖNÜŞTÜRME MÜCADELESİDİR “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Şiddet İlişkisi” hakkında konuşan Fatma Güven Lisaniler, yapılacak çok iş olsa da başarılanlar için çok mutlu olduğunu belirtti. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet konularında kavramsal bilgiler veren Lisaniler, eşitsizlikle mücadelenin dönüştürme mücadelesi olduğunu belirtti. Cinsiyet rollerinin inançlar ve beklentilerle bağlantılı olduğunu, bu davranışları zorlayacak ideoloji ve kurumları da beraberinde oluşturduğunu belirten Lisaniler, bunların toplumsal cinsiyet üzerinden mekanizmalar yarattığını kaydetti. Sorumlulukların ayrıştırıldığını, aynı zamanda bunların mekanlara mal edildiğini ifade eden Lisaniler, hiyerarşik sıralamada ekonomik sistemin belirleyici olduğunu söyledi. Kıbrıs’ta kadınların çoğu konuda yüzde 30’u oluşturduğunu kaydeden Lisaniler, “BM ‘sesinin duyulur olması için en az yüzde 30 olması gerekir’ diyor ama bana sesimiz çok da duyuluyormuş gibi gelmiyor” dedi. 2011’deki bir araştırmaya göre İngiliz döneminde kadının çalışma yaşamına katılımı yüzde 22 iken bugün yüzde 36 olduğunu kaydeden Lisaniler, “ataerkil ve mevcut ekonomik sistemin devamı için toplumsal cinsiyet eşitsizliği başvurulan bir araçtır. Cinsiyet eşitsizliği ile mücadele el ele tutmuş sistemin bu iki çarkının yıpratılmasıdır” dedi.