Tatar'a isyan: "Evliya Çelebi gibi Bursa’da geziyor, şeftali yiyor"
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, “geleceğe yürüyoruz" diyenlerin halkı mum ışığında battaniye ile oturmaya mahkûm ettiğini vurguladı

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, “geleceğe yürüyoruz" diyenlerin halkı mum ışığında battaniye ile oturmaya mahkûm ettiğini vurguladı
Mitingde Sendikal Platform adına KTAMS Başkanı Güven Bengihan, kalabalığı selamladı.
Bengihan, meydanların daha önce böyle kalabalık ve öfke görmediğine vurgu yaptı, "Helal olsun size" diye kalabalığa seslendi.
Bengihan, bu kalabalığa tahammülü olmayanların jammerlerle internet ve telefonu engellediğini savundu. "Sucuoğlu hükümeti uyguladığı zamlarla, partizan kararlarla halkı yoksulluğa ülkeyi karanlığa sürükledi" diyen Bengihan, "İktidar bizim işimiz dediler, memleketi yok ettiler" şeklinde konuştu. "Geleceğe yürüyoruz" diyenlerin halkı mum ışığında battaniye ile oturmaya mahkûm ettiğini belirten Güven Bengihan, halkın alım gücünün azaldığını da kaydetti. Bengihan, şöyle dedi:
“Sndikalarımız ülkemizin içinde bulunduğu bu süreçten halimizi her geçen gün yoksullaşmasından büyük endişe ve kaygı duymaktadır ve bu sebeple Sayın Başbakan ile görüşme talep ettik. Halimizin alım gücünün korunmasıyla ilgili talep ve önerilerde bulunmuştuk. Ancak Sayın Başbakan bizlere Ukrayna’da savaş var, pandemiden ötürü kriz yapıyoruz, TL döviz karşısında eridi gitti, ben bir şey yapamam dedi. Sen bir şey yapamazsan o koltukta niye oturuyorsun? Hükümet mazeret üretme yeri değildir. Hükümet ağlama duvarı hiç değildir. Halkın sorunlarına çözüm üretemeyenlerin hükümet etme yoktur.”
Bengihan, "İnsafsızca yapılan zamlara, toplumsal Yok oluşa, biranın sütten daha ucuz olduğuna inanan zihniyete, memleket yangın yerine dönmüşken Bursa'ya giden zihniyete isyanımız var" dedi. KTAMS Başkanı Güven Bengihan, anayasanın delinmesine de isyanları olduğunu söyledi. "Gidecek başka bir yurdumuz yok" diyen Bengihan, Kıbrıslı Türklerin bu topraklarda sonsuza dek yaşayacağını vurguladı. Bengihan konuşmasına şöyle devam etti.
“İnsafsızca yapılan zamlara isyanımız var! Toplumsal yok oluşa ve yoksullaşmaya isyanımız var! Biranın sütten daha ucuz olduğuna inanan zihniyete isyanımız var! Memleket yangın yerine dönmüşken, Evliya Çelebi gibi Bursa’da gezen, şeftali yiyen kişiye isyanımız var! Değerli dostlar isyanımız var dedik ya Sayın Başbakan Anayasa’ya bağlılık ödevi ederken, 20 gün sonra Anayasa’yı oy çokluğuyla deldik demesine de isyanımız var!
Asgari ücretli ve özel sektörün ne kadar zor durumda olduğunu biliyoruz ve bu konuda hayat pahalılığı ödeneği talep ettik. Bizler özel sektörün sömürülmemesini istedik ancak ne cevap aldık ne de sesleniş. Madem ülkede para yoktur, kaynak yoktur, neden müdür ve müsteşar atamaları yapıldığını sorduk? Ona para var da halka mı para yok?
Şu an içinde bulunduğumuz durumu daha iyi ifade etmek adına ve sessiz kalmamak adına şair Nihat Behram’ın şiiriyle sesleniyorum, haykır acını ey halk, baş eğme haykır, bir yolun kavşağındasın ancak yaraların haykırışlarla onarılır, bir yolun kavşağındasın ve değişmek için çırpınıyor kaderin. Kuşan anlında beliren kara teri, sırtında şakırdayan kırbacı kopar. Soluk al, işi al ey halk!”