Türk savaş gemilerinden Doğu Akdeniz'de gözdağı
Türk
Türk Donanması, Doğu Akdeniz enerji sahalarında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tek taraflı hareketlerine izin vermedi. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Yunanistan ve GKRY tarafından sürdürülen doğalgaz arama faaliyetlerine sahne olan Doğu Akdeniz havzasında, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerinin korunması kapsamında, geçmişte örneği görülmemiş görevler icra etti. Rumların, tek taraflı olarak ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge sahasındaki enerji parsellerinde AB gazetelerinde çıktığı ihale ilanlarıyla başlattığı araştırma ve sondaj faaliyetleri Türk Donanmasına takıldı. İlk olarak geçen yıl şubat ayında, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir sondaj platformunun Türkiye deniz yetki alanlarında izinsiz faaliyeti engellendi. İtalyan ENİ firmasına ait Saipem 12000 sondaj gemisi, 3 numaralı parsel sınırında Türk savaş gemileri tarafından durduruldu. Doğu Akdeniz’de kriz yaratan bu olaya karşı Türkiye direnince İtalyanlar, KKTC ve Türkiye’yi muhatap almak zorunda kaldı. Türk Deniz Kuvvetleri tarafından, Doğu Akdeniz’de engellenen tek geminin İtalyan sondaj gemisi olmadığı ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, İtalya, Almanya, Fransa, İngiltere ve Malta bayraklı toplam 6 araştırma gemisinin daha deniz yetki alanlarına girişine müsaade edilmedi. Aralık 2017'de İtalyan Odin Finder, Mart 2018'de Alman Maria S Merian, Haziran 2018'de Fransız Thetys II, Ağustos 2018'de İngiliz Song of Whale, Ekim 2018'de Fransız L’atalante, Aralık 2018'de ise Malta bayraklı Nautical Geo adlı araştırma gemilerinin Türk deniz yetki alanlarına girişleri, Kıbrıs adası batısında engellendi. Doğu Akdeniz’deki oldubitti çabalarını engelleyen Türk Donanması, deniz yetki alanlarında araştırma ve sondaj faaliyetlerini hızlandıran Türkiye’nin platformlarına da refakat desteği verdi. Güzelyurt açıklarındaki araştırma faaliyetleri Yunanistan donanmasının tacizine uğrayan Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Araştırma Gemisi halen Deniz Kuvvetleri’ndeki adaşı Barbaros Fırkateyni nezaretinde bilimsel araştırmalarını sürdürüyor. RUM TARAFI Öte yandan Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis, Yeni Şafak gazetesinin “Donanma 7 Gemiyi Durdurdu… Akdeniz’deki İşgale İzin Verilmedi” başlıklı manşet haberi üzerine medyaya bu haberi ve Türk tarafından yapılan bu tür açıklamaları iktibas etmekten ve gündemde tutmaktan kaçınma çağrısı yaptı. Fileleftheros’un haberine göre Hristodulidis (Yeni Şafak’ın) “bu yayını da Türk tarafından her gün sürekli yapılan açıklamalar da, hedef alınan ülke insanlarında panik, egemenlik haklarının sorgulama görüntüsü, Kıbrıs MEB’inde faaliyet gösteren şirketlerde kuşku yaratma hedefli hibrit tehditten başka bir şey değildir” dedi. “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk tahtında, 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi tahtında Türkiye’ye yönelik, Münhasır Ekonomik Bölgelerimizi sınırlandırmak için müzakereye başlamamız yönünde alenî çağrısı vardır” ifadesini kullanan Hristodulidis, herkesi “bazı sorunlar çıkarma maksatlı açıklamalar konusunda çok dikkatli olmaya” çağırdı. Hristodulidis geçen pazartesi günü AB Dış Konular Konseyi’nde ele alınan konulardan birinin de “yanlış bilgilendirme, yalan haber, hibrit tehditler” olduğuna işaret ederek “bu tür kışkırtmaların Avrupa düzeyinde eşgüdümlü eylemlerle göğüslenmesi gerektiğini” söyledi. Gazeteye göre, “En önemlisi, AB üyesi devlet olarak özel sektörle, medyayla iş birliği halkı bilgilendirmemiz, toplumu, bu tür açıklamalar aracılığıyla hedeflenenin ne olduğu konusunda eğitmemizdir” diyen Hristodulidis’in medyaya ve alenî tartışmaya katılanlara bu tür açıklamaları iktibas etmekten ve gündemde tutmaktan kaçınma çağrısı yaptığını yazdı.