'Türkiye tahrik ediyor' iddiası: Kuşatma benzetmesi yaptılar

Gündem ·

Türkiye'nin üçlü görüşme öncesinde Rum kesimine yönelik baskı yapmak için, karada ve denizde tahriklerde bulunduğu ve Fatih sondaj gemisinin Kıbrıs'ın doğusuna, Oruç Reis gemisini ise batısına gönderdiği belirtildi Rum basınında dün yer alan bir haberde 'Türkiye'nin Berlin'de yapılacak olan üçlü görüşme öncesinde Kıbrıs Rum kesimine yönelik baskı yapmak için, karada ve denizde tahriklerde bulunduğu” iddia edildi. Güney'de yayımlanan Fileleftheros gazetesi 'Kıbrıs'ı Kuşattı- Ankara Sondaj Platformları ve Navtex'lerle Berlin'deki Üçlü Görüşmeyi Dinamitliyor” başlıklarıyla manşetten yer verdiği haberinde, tek yanlı olarak ilan edilen Rum 'Münhasır Ekonomik Bölgesinde” ileri sürülen Türk provokasyonlarının tırmandığını, öte yandan Başbakan Ersin Tatar'ın da kapalı bölge Maraş'ın açılmasına dair açıklamalarıyla 'kışkırtmakta olduğunu” öne sürdü.

Türkiye’nin üçlü görüşme öncesinde Rum kesimine yönelik baskı yapmak için, karada ve denizde tahriklerde bulunduğu ve Fatih sondaj gemisinin Kıbrıs’ın doğusuna, Oruç Reis gemisini ise batısına gönderdiği belirtildi Rum basınında dün yer alan bir haberde “Türkiye’nin Berlin’de yapılacak olan üçlü görüşme öncesinde Kıbrıs Rum kesimine yönelik baskı yapmak için, karada ve denizde tahriklerde bulunduğu” iddia edildi. Güney’de yayımlanan Fileleftheros gazetesi “Kıbrıs’ı Kuşattı- Ankara Sondaj Platformları ve Navtex’lerle Berlin’deki Üçlü Görüşmeyi Dinamitliyor” başlıklarıyla manşetten yer verdiği haberinde, tek yanlı olarak ilan edilen Rum “Münhasır Ekonomik Bölgesinde” ileri sürülen Türk provokasyonlarının tırmandığını, öte yandan Başbakan Ersin Tatar’ın da kapalı bölge Maraş’ın açılmasına dair açıklamalarıyla “kışkırtmakta olduğunu” öne sürdü. “Lefkoşa’daki diplomatik kaynakların, 25 Kasım’a kadar olan zaman zarfında, Ankara’nın Rum kesiminin tepki vermesini arzu ederek, Kıbrıs Cumhuriyeti karşısındaki meydan okumalarını artıracağını söylediklerini” ileten gazete, “Türkiye hükümetinin amacının Kıbrıs sorunundaki yeni çabanın çökmesi, sorumluluğun da buna paralel olarak Rum kesimine aktarılması olduğunu” iddia etti. İleri sürülen Türk meydan okumalarının tırmanmasının geçtiğimiz Çarşamba akşamından başladığını ve Fatih sondaj gemisinin Kıbrıs’ın doğusuna gönderildiğini ileri süren gazete, Türkiye’nin, Oruç Reis isimli sismografi gemisini ise önceki gün Kıbrıs’ın batısına gönderdiğini iddia etti. Gazete “Yavuz sondaj gemisi ile Barbaros sismografi gemisinin ise güneyde kaldıklarını” ileri sürdü. Ankara’nın önceki gün yeni bir Navtex’le “Kıbrıs MEB’inin batı bölümünün tamamını kapsayan bir bölgeyi sismografik faaliyetler için bağladığını” öne süren gazete, Ankara’nın bu Navtex’le Türk bayraklı ikinci geminin de -Oruç Reis- bölgeye gelişini ilan ettiğini belirtti. Geminin yaklaşık 26 bin metrekarelik alana sahip bir deniz alanında sismografik araştırmalar yapacağını ileri süren gazete, bu alanın Türk kıyılarının kuzeyinden başlayıp 5 ile 6’ıncı parsellerin sınırlarına varana dek, güneye kadar ulaştığını” iddia etti. “Bölgenin doğuda Kıbrıs’ın Akama’dan Baf’a kadar olan kara sularının sınırlarını takip ettiğini” iddia eden gazete, “diğer yandan ise bölgenin Meis adasının 100 kilometre mesafesine kadar ulaşmakta olduğunu” ileri sürdü. Türkiye’nin sismografik araştırmalar yapılması için bağladığı bölgede Fatih sondaj gemisiyle hali hazırda 3 sondaj yapıldığını anımsatan gazete, uluslararası uygulamada önce sismografik araştırmalar ardından ise sondaj yapıldığını “Kıbrıs’ın durumunda ise Erdoğan’ın bunun tersi bir prosedür izlediğini” öne sürdü. Gazete iç sayfadan ise “Ankara’dan Sinir Harbi” başlıklı haberinde, “Ankara’nın taktik oyunu ve sinir harbi yaptığını” iddia etti. BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un yarın adaya geleceğini ve liderlerle ayrı ayrı görüşeceğini de anımsatan gazete, “diplomatik kaynakların, Lute’un Kıbrıs’ta bulunması çerçevesinde, üçlü görüşmenin bir sonucu olarak BM Genel Sekreteri tarafından bir açıklama yapılmasının mümkün olması için zemini hazırlamaya çalışacağını” öne sürdü. Öte yandan tahminlerin, referans şartları üzerinde bir anlaşmaya varılmasının zor olacağı yönünde olduğunu ileten gazete, Türkiye’den geldiği iddia edilen mesajlar temelinde, bundan sonrasının ise daha zor olarak değerlendirildiğini ileri sürdü. Rum Ulusal Konseyinin geçtiğimiz günkü toplantısı çerçevesinde de Berlin görüşmesinden yüksek beklentiler olmadığının ifade edildiğini belirten gazete, bu sonucun Lute’un iki tarafın müzakerecileriyle gerçekleştirdiği telekonferanstan da çıktığını iddia etti. Gazete “diplomatik kaynaklara göre, müzakerecilerle yapılan telekonferansta referans şartlarından veya Lute'un Kıbrıs’a bir önceki gelişinde ele alınan belgeden söz edilmediğini, bunun ise Türk niyetlerinin göstergesi olarak addedildiğini” iddialarına ekledi. Gazete Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın KKTC’nin kuruluş yıldönümü münasebetiyle önceki gün BRT’de yayımlanan mesajına ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in buna verdiği yanıta da yer verdi. Cumhurbaşkanı Akıncı’nın açıklaması gazetede “Mustafa Akıncı’dan Sorumluluk Yükleme Oyunu- Sahte Devletin Federal Çözüm Açısından Engel Teşkil Ettiğini Düşünmüyor- Doğal Gazla İlgili Önerisinde Israrcı- Türkiye’yle Yakın İşbirliği” başlığıyla yer alırken, Anastasiadis’in açıklaması ise gazetede, “Egemenlik Hakları Müzakere Konusu Değil- Siyasi İradeyle” başlıklarıyla yer aldı. Başbakan Ersin Tatar’ın açıklaması ise gazetede “Tatar Maraş’la Oynuyor” başlığıyla verildi. Politis gazetesi ise “İkisi de Kararlı- Anastasiadis ile Akıncı Tezlerinde Israrcı- Üçlü Görüşme İçin Her şey Açıkta” başlıklı haberinde, Kıbrıslı Türklerin etkin katılımı ile federal devlette kararlar alınmasında bir olumlu oy meselesinin, en büyük problemi teşkil etmeye aday olduğunu öne sürdü. Önceki günkü günün, gerek Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı gerek de Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, 25 Kasım’da Berlin’de yapılacak görüşme ışığında, her iki tarafın taleplerini sonuna kadar tatmin etme konusunda niyetli olmadıklarını, açık bir şekilde kanıtladığını iddia ettiği haberinde, iki liderin de dün ayrı ayrı verdikleri mesajlarda, her taraf için ayrı hedeflerle, üçlü görüşme ışığında kararlılıklarını belirttiklerini iletti. Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in “üçlü görüşmeye, 9 Ağustos görüşmesinde hem fikir olunduğu üzere, referans şartlarının benimsenmesine ilişkin siyasi iradeyle gitmeye kararlı olduğunu” belirttiğini yazan gazete, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ise üçlü görüşmeye, barış ve refah dolu bir geleceğe ilişkin yolun açılması için siyasi iradeyle gitmeye kararlı olduğunu belirterek, siyasi eşitlik ve Kıbrıslı Türklerin federal devlete etkin katılımlarının kabul edilmesi konusunun önemine de değindiğini iletti. Gazete “Üçlü Görüşmeyle İlgili Her Şey Açık” ara başlıklı haberinde ise, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un Kıbrıs’ta bulunması ve yarın liderlerle yapacağı görüşmelerin, üçlü görüşmeyle ilgili birçok boyuta ışık tutmasının beklendiğini yazdı. Şu ana kadar liderlerin BM Genel Sekreteri Guterres’le yapacakları görüşmeye ilişkin son detayların kesinleşmediğini yazan gazete, şu ana kadar bilinen tek şeyin görüşmenin tarihi ve görüşmenin muhtemelen akşam yemeği sırasında yapılacağı olduğunu iletti. Gazete bunun haricinde ne görüşmenin yerinin, ne de görüşmeyi neyin izleyeceğinin kesinleşmediğini ekledi.