Türkler ve Rumlar barış için yürüdü

Gündem ·

Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarından 80 örgüt, Lefkoşa'nın her iki yanında yürüyüş yaptı ve Berlin'de yapılacak üçlü görüşmeden olumlu sonuç çıkması için iki lidere mektup verdi Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarından barış ve yeniden birleşme taraftarı 80 kadar örgüt, Berlin'de yapılacak Kıbrıs görüşmelerinde olumlu sonuç ve ilerleme kaydedilmesini istediklerini, Kıbrıs'taki her iki lidere mektup vererek iletti.

Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarından 80 örgüt, Lefkoşa’nın her iki yanında yürüyüş yaptı ve Berlin’de yapılacak üçlü görüşmeden olumlu sonuç çıkması için iki lidere mektup verdi Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarından barış ve yeniden birleşme taraftarı 80 kadar örgüt, Berlin’de yapılacak Kıbrıs görüşmelerinde olumlu sonuç ve ilerleme kaydedilmesini istediklerini, Kıbrıs’taki her iki lidere mektup vererek iletti. Bugün saat 16.00’da Lefkoşa’daki Kuğulu Park’ta toplanan siyasi parti, sivil topum örgütü, kuruluş ve örgütten temsilciler buradan pankartlarla Cumhurbaşkanlığı’na yürüyerek, mektubu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya iletilmek üzere, Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ’a teslim etti. İki Toplumlu Barış İnisiyatifi temsilcisi ve KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Cumhurbaşkanlığı önünde basına yaptığı açıklamada, yarım asırdan fazladır devam eden Kıbrıs sorununun halkların acı çekmesine ve göçlere neden olduğunu, çözüm için 1968 yılından beri uğraş vererek beklediklerini dile getirdi. Elcil, Adada bulunacak çözümün BM parametreleri ve önceden üzerinde uzlaşıya varılmış resmî belge ve anlaşmalara dayanacak federal birleşik bir Kıbrıs olması gerektiğini, Kıbrıs halklarının bağımsız ve özgür bir adada yaşamak istediklerini ifade etti. ÄéêïéíïôéêÞ ðïñåßá ðñáãìáôïðïéÞèçêå óÞìåñá áðü ôçí ËáúêÞ ÄéêïéíïôéêÞ Êéíçôïðïßçóç êáé áðü ôéò äýï ðëåõñÝò ôïõ óõñìáôïðëÝãìáôïò, ìå óêïðü íá æçôçèåß áðü ôïõò çãÝôåò ôçò Êýðñïõ íá êÜíïõí üëá ôá áðáñáßôçôá âÞìáôá, þóôå íá öôÜóïõí óå ìéá óõìöùíßá óôç Üôõðç ôñéìåñÞ ðïõ èá ðñáãìáôïðïéçèåß ôçí ÄåõôÝñá óôï Âåñïëßíï, Ëåõêùóßá 22 Íïåìâñßïõ 2019. ÊÕÐÅ/ÊÁÔÉÁ ×ÑÉÓÔÏÄÏÕËÏÕ Elcil, her iki toplum liderini, bu yönde çözüm iradesi ortaya koymaya çağırdıklarını belirtti. PEO Genel Sekreteri Pampis Kritsis de, 80’den fazla sivil toplum örgütü, siyasi parti, dernek, örgüt ve kuruluşun, iki liderin Berlin’e giderek pozitif sonuçlarla Kıbrıs’a geri dönmelerini beklediklerini belirtti. Zamanın tükenmekte olduğunu ve Kıbrıs toplumlarının artık bekleyemeyeceğini dile getiren Kritsis, barış ve Kıbrıs halklarının özgürlüğünü talep ettiklerini kaydetti. ÄéêïéíïôéêÞ ðïñåßá ðñáãìáôïðïéÞèçêå óÞìåñá áðü ôçí ËáúêÞ ÄéêïéíïôéêÞ Êéíçôïðïßçóç êáé áðü ôéò äýï ðëåõñÝò ôïõ óõñìáôïðëÝãìáôïò, ìå óêïðü íá æçôçèåß áðü ôïõò çãÝôåò ôçò Êýðñïõ íá êÜíïõí üëá ôá áðáñáßôçôá âÞìáôá, þóôå íá öôÜóïõí óå ìéá óõìöùíßá óôç Üôõðç ôñéìåñÞ ðïõ èá ðñáãìáôïðïéçèåß ôçí ÄåõôÝñá óôï Âåñïëßíï, Ëåõêùóßá 22 Íïåìâñßïõ 2019. ÊÕÐÅ/ÊÁÔÉÁ ×ÑÉÓÔÏÄÏÕËÏÕ Konuşmaların ardından örgütler tarafından hazırlanan mektup, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ’a teslim edildi. Örgütler daha sonra Ledra Palas sınır kapısında Rum kesiminden gelen katılımcılarla birleşerek, mektubun bir kopyasını da Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’e iletmek üzere Rum Başkanlık sarayına gitti. ÄéêïéíïôéêÞ ðïñåßá ðñáãìáôïðïéÞèçêå óÞìåñá áðü ôçí ËáúêÞ ÄéêïéíïôéêÞ Êéíçôïðïßçóç êáé áðü ôéò äýï ðëåõñÝò ôïõ óõñìáôïðëÝãìáôïò, ìå óêïðü íá æçôçèåß áðü ôïõò çãÝôåò ôçò Êýðñïõ íá êÜíïõí üëá ôá áðáñáßôçôá âÞìáôá, þóôå íá öôÜóïõí óå ìéá óõìöùíßá óôç Üôõðç ôñéìåñÞ ðïõ èá ðñáãìáôïðïéçèåß ôçí ÄåõôÝñá óôï Âåñïëßíï, Ëåõêùóßá 22 Íïåìâñßïõ 2019. ÊÕÐÅ/ÊÁÔÉÁ ×ÑÉÓÔÏÄÏÕËÏÕ Liderlere ulaştırılan mektubun tam metni şöyle: “Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum Toplumu liderleri Sn. Mustafa Akıncı ve Sn. Nicos Anastasiades, Ekselansları, İki toplum liderinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile 25 Kasım’da Berlin’de gerçekleştirecekleri buluşma Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin yeniden başlaması için önemli bir fırsatı teşkil etmektedir. Bu nedenle de Kıbrıs’ın geleceği açısından çok önemlidir. Crans Montana’da görüşmelerin kesintiye uğramasından sonra Kıbrıs sorunu kısır bir durgunluk içerisindedir ve bu durum adanın taksiminin kesinleşmesi açısından büyük tehlikeler yaratmaktadır. İnancımız, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslıların geçmişin şiddetini, milliyetçilik ve hoşgörüsüzlüklerini geride bırakıp kesin bir biçimde gömebilecekleri ve gömmeleri gerektiği yönündedir. Kıbrıs’ımız bölünmeyecek kadar küçük, ancak hepimizi sığacak kadar da büyüktür. 25 Kasım buluşması öncesinde iki toplumun liderlerini gerekenleri yapmaya, sürecin kesintiye uğradığı yerden mümkün olan en kısa zamanda anlaşmaya varma hedefiyle devamı için istek ve kararlılıkla karar vermeye çağırıyoruz. Liderler BM’nin iki bölgeli, iki toplumlu çözüm hakkındaki kararlarına, Crans Montana’da BM Genel Sekreteri Sn. Guterres’in sunduğu çerçevenin zeminine bağlı kalmaya devam ettiklerine Genel Sekreteri ikna etmeli ve bilinmezliğe, belirsizliğe, zıtlaşmaya ve sonuçta ülkenin taksimine kapının açılmasına izin vermemeleri için cesaret ve sorumlulukla davranmalıdırlar. İki lideri, Kıbrıs’ı bütün evlatlarının ortak vatanı kılmaya, yeniden birleşmiş ve barışçıl bir Kıbrıs vizyonuna bağlı kalmaya çağırıyoruz. Aynı zamanda yeni çaba öncesinde bütün ilgili yabancı güçlerin Kıbrıs halkının tümünün yeniden birleşmiş bir vatanda yine barış içerisinde yaşama arzusuna saygı göstermeleri ve Kıbrıs halkının gerçek çıkarlarına hizmet edecek gelişmelere katkıda bulunmaları talebini dile getiriyoruz. Böylesi bir şey bütün Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın yararına olacaktır. Bu kitlesel etkinliği birlikte organize edenler ve bu metni imzalayanlar olarak biz Birleşmiş Milletlerin ilgili kararlarında belirtildiği şekilde iki toplumun siyasi eşitliğini, tek egemenliğin, tek vatandaşlığın, tek uluslararası kimliğin olacağı bir devlet için iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümü, iki toplumun haklarına saygı gösterecek bütün Kıbrıslıların çıkarlarına hizmet edecek bir çözüm hedefine bağlılığımızı bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Müzakerenin bu kritik anında mantığın, yeniden birleşmenin, barışın ve umudun sesinin net ve güçlü bir şekilde duyulması için herkesi bu kitlesel iki toplumlu etkinliğe katılmaya çağırıyoruz. Umudu canlı tutalım ve Kıbrıs’ta barışın engellenemeyeceğine inancımızı güçlü bir şekilde haykıralım.”