Üçlü zirvede Türkiye'ye kınama
Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasında Kahire'de yapılan üçlü zirve sonrasında yayımlanan ortak deklarasyonda Türkiye'nin 'Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri kınandı ve derhal sonlandırılması talep edildi Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasındaki, 7'ncisi dün Kahire'de gerçekleştirilen üçlü zirve sonrasında ortak deklarasyon yayımlandı. Türkiye'nin 'Doğu Akdeniz'deki ve Suriye'deki faaliyetleri nedeniyle bölge açısından tehlike” diye nitelendirildiği deklarasyonda Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri 'kınandı ve derhal sonlandırılması” talep edildi.
Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasında Kahire’de yapılan üçlü zirve sonrasında yayımlanan ortak deklarasyonda Türkiye’nin “Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri kınandı ve derhal sonlandırılması talep edildi Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasındaki, 7’ncisi dün Kahire’de gerçekleştirilen üçlü zirve sonrasında ortak deklarasyon yayımlandı. Türkiye’nin “Doğu Akdeniz’deki ve Suriye’deki faaliyetleri nedeniyle bölge açısından tehlike” diye nitelendirildiği deklarasyonda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri “kınandı ve derhal sonlandırılması” talep edildi. Güney’de yayımlanan Fileleftheros Gazetesi, “Türkiye’ye Suçlama… Kahire Üçlüsü Akdeniz ve Suriye’deki Operasyonları Kınadı” başlığıyla manşete çektiği haberinde, deklarasyonun içeriğine yer verdi. Gazeteye göre deklarasyonda “Doğu Akdeniz’deki deniz bölgeleri içerisinde artan tansiyondan endişe” belirtildi. Türkiye’nin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi ve kıta sahanlığı içerisindeki faaliyetleri kınandı. Türkiye’nin yeni sondaj faaliyetlerinin de sözde “Kıbrıs MEB’i ve uluslararası anlaşmalar tahtında sınırlandırılan deniz bölgeleri içerisinde olduğu” öne sürüldü ve Türkiye’nin faaliyetleri “yasadışı” diye nitelendirildi. Bölgede militarizasyonun artışının, Akdeniz’deki barış, güvenlik ve istikrarı tehdit etmekte olduğu” iddiasıyla “kaygı” belirtildi. Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı’na da değinilen Mısır deklarasyonunda, Türkiye’nin Suriye toprağı içerisinde “yasadışı ve düzensiz askeri faaliyette bulunduğu, Suriye’nin birliğinin ve demografik yapısının ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiği, Türkiye’nin Suriye’nin demografik yapısını bozmaya çalıştığı” iddia edildi. Enerji konusunda ise Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır’ın, aralarındaki işbirliğini doğal gaz arama ve nakil konusunda bir dizi işbirliğiyle takviye etme iradesinin ortaya konulduğu deklarasyonda , hidrokarbon keşfinin, bölgesel istikrar ve kalkınmaya katalizör olabileceği görüşü ortaya konuldu. Güney’de yayımlanan Alithia Gazetesi, haberi “Kahire Üçlü Zirvesinden Destek… Kıbrıs MEB’indeki Türk Faaliyetleri Kınanıyor… Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır İşbirliklerini Uluslararası Mercilerde de Derinleştiriyor” başlık ve spotlarıyla aktardı. Habere göre basın toplantısında her üç lider de, bölgenin 7 ülkesinin enerji politikalarını koordine etmek üzere Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulmasını kutladı. Anastasiadis “işbirliklerinin, bir dizi yeni anlaşma aracılığıyla takviye edilmesi iradesini” teyit etti. Anastasiadis “bu çerçevede East Mediterranean Gas Forum’un ihdas edilmesini ve Mısır Elektrik İdaresi ve Euro Africa Interconnector arasındaki çerçeve-anlaşmasının imzalanmasını selamladık” dedi. Kahire zirvesi çerçevesinde, üç ülke arasında, yatırım faaliyetlerine dair anlaşma imzaladı. Anastasiadis üç ülkenin Yatırım Geliştirme Ajansları arasında memorandum uygulama icra programı imzalanması ile özel sektörün de bu işbirliğine müdahil olmasından memnuniyet belirtti. Güney Kıbrıs ile Mısır arasında çifte vergilendirmeden kaçınma anlaşması imzalanmasının, iki ülkenin gerek hükümetleri gerek yatırımcılarının ekonomik, ticari ve yatarım ilişkilerini daha da güçlendirme iradelerini gösterdiğini sözlerine ekledi. El Sisi Süveyş Kanalı’ndan Afrika içine ekonomik bölgenin önemine dikkat çekerken Miçotakis, turizm, tarım, denizcilik ve çevre koruma konularında üçlü yatırımların ileri götürülmesi programı imzalandığını belirtti. Politis’in “Türk Faaliyetlerini Kınadılar” başlığıyla birinci sayfasından ve fotoğraflı aktardığı haberine göre; Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır, ortak deklarasyonlarında, Türkiye’nin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi içerisindeki ve Maraş’taki eylemlerini kınadı ve “Türkiye’nin bu tavrı ile Kıbrıs sorununun çözüm müzakerelerinin yeniden başlamasına yardımcı olmadığı” mesajı verdi. Habere göre Rum, Yunan ve Mısır devlet başkanlarının dün imzaladığı ortak deklarasyonda Türkiye’ye “yasa dışılıklara son verme ve müzakerelerin yeniden başlaması için uygun ortam yaratılmasına yardımcı olma” çağrısı yapıldı. Deklarasyonda “Kıbrıs sorununun içerisinde çözülebileceği tek çerçevenin BM çerçevesi olmaya devam ettiği” iddiasına da yer verildi. Haravgi gazetesi ise, habere “Türk Faaliyetlerine Üçlü Kınama… Üç Ülke Müzakerelerin Derhal Başlamasından Yana” başlığını attı. Aynı gazete “Dış Politika Yerine İletişim Politikası Yaptılar… AKEL: Peş Peşe Başarısızlıkların Ardından Hükümettekiler Çıtayı Düşürüyor” başlıklı haberinde AKEL’in, Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu aracılığıyla, Anastasiadis hükümetini bölge ülkeleriyle üçlü işbirlikleri konusunda eleştirdiğini yazdı. Habere göre, Stefanu özetle şunlara dikkat çekti: “Birkaç yıldır Anastasiadis-DİSİ hükümeti, medya eşliğinde, üçlü işbirlikleri ile İsrail, ABD ve diğer ülkelerle askeri işbirliklerinin MEB’i Türk saldırganlığına karşı zırhlandıracağı anlayışını işledi ve ‘Kıbrıs Akdeniz’in efendisi haline geldi’ dedi. Bir yıl önce Dışişleri Bakanı, Yunanistan, Mısır, Kıbrıs üçlü zirvesinin yapıldığı Girit’ten ‘Türk eylem ve açıklamalarından endişe edeceğimiz hiçbir şey yok’ dedi. Oysa bugün –vatanımız açısından dramatik bir şekilde- Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’inin zırhlandırılmış olmadığını ve Sayın Anastasiadis ile Sayın Hristodulidis’in endişelenmesi, tehlikeleri farklı değerlendirmesi ve zamanında harekete geçmesi gerektiğini görüyoruz. İktidardakiler, Kıbrıs hükümetinin AB’ye Türkiye’ye sert tedbir uygulatmayı başaracağı algısını yarattılar. Tükiye’yi AB’nin güçlü devletlerini ve Batı devletlerini bağlayan çok güçlü jeopolitik, ticari, ekonomik ve askerî çıkarları görmezden geldiler. Ancak şu anda, peş peşe başarısızlıklardan sonra, kendileri de beklenti çıtasını düşürdü.”