Ziya Selçuk'tan öğretmenlere soru: 'Kendi isteğinizle mi geldiniz?'
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile birlikte Lefkoşa Türk Maarif Koleji'ni (TMK) ziyaret etti. Selçuk, salondaki öğretmenlere "kendi istekleriyle gelip gelmediklerini" sordu.
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile birlikte Lefkoşa Türk Maarif Koleji’ni (TMK) ziyaret etti. Selçuk, salondaki öğretmenlere "kendi istekleriyle gelip gelmediklerini" sordu. İki mevkidaş TMK Rauf Raif Denktaş Kültür Salonu’nda öğretmenlerle bir araya geldi. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, "Ne mutlu bize ki göreve gelir gelmez ilişkilerimizi ileriye taşıdık. Hedeflerimizle ilgili protokol imzaladık ve faaliyete geçtik" diyerek, bunları kıymetli gelişmeler olarak niteledi ve halkın ülkenin ihtiyacı olan her alanda çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da, eğitimde en büyük önemi öğretmenlere verdiklerini vurguladı ve öğretmenlerin sürekli kendisini geliştirmesinin önemine işaret etti. Selçuk, salondaki öğretmenlere "kendi istekleriyle gelip gelmediklerini" sordu ve herkese teşekkür etti. Öğretmenlerin arasına inerek konuşmasını sohbet şekilde yapan Selçuk, Türkiye'nin eğitim sistemi ve hedeflerini anlattı, bilgi verdi. Öğretmenlerin sorularını da yanıtlayan Selçuk, dertlerinin gelecek davası, çocukların gelişmesi davası, "dünyada nasıl yer alır, nasıl biz de varız deriz" davası olduğunu ifade ederek, bunun bilim, yöntem, akıl, çalışmak, etik ve duruşla olabileceğine vurgu yaptı. Öğretmenlere önem ve değer verdiğini belirterek, en iyi öğretmenin çocuğun içindeki bilgiyi yeteneği dışarıya çıkaran olduğuna işaret eden Selçuk, öğretmenin sürekli öğrenen, olgunlaşan, gelişen, kendini geliştiren kişi olduğunu kaydetti. Selçuk, zamanın, çağların çok hızlı geçtiğini, öğretmenin çocuklara kendini ilerde hatırlatacak iz bırakacak kişi olduğunu ifade ederek, öğretmenin çocukların hayatına dokunan, hayatlarının zeminini hazırlayan, sürekli öğrenen kişi olduğunu söyledi. Selçuk, öğretmenin çocukları ancak öyle geliştirebileceğine işaret etti.